- Mercer CFA Küresel Emeklilik Endeksi’ne göre Türkiye 47 ülke arasında 48.2 puanla “D” notu aldı; emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği “E” ile en zayıf kategoride.
- Raporda Türkiye için asgari emekli maaşının yetersizliği, BES kapsamının düşük olması ve erken nakit çıkışı eleştirildi.
- Uzmanlara göre nüfusun hızla yaşlanması, düşük tasarruf oranı ve bütçe baskısı nedeniyle “emeklilik krizi” riski büyüyor.


Türkiye’nin emeklilik sistemi, dünyada yıllardır sürdürülebilirliği en zayıf olan sistemler arasında yer almaya devam ediyor. Mercer CFA Institute tarafından yayımlanan Küresel Emeklilik Endeksi 2025 raporuna göre Türkiye, 48.2 puanla “D” kategorisinde yer aldı. Yani rapora göre Türkiye’deki sistem “ciddi zafiyetleri olan ve uzun vadede güven vermeyen bir yapı” olarak tanımlanıyor.
Skor Dağılımı: Alarm Zilleri Çalıyor
Endeks üç temel başlık üzerinden hesaplanıyor: Yeterlilik (%40), Sürdürülebilirlik (%35), Bütünlük (%25).
| Alt Endeks | Türkiye Skoru | Not |
|---|---|---|
| Yeterlilik (Adequacy) | 49.0 | D |
| Sürdürülebilirlik (Sustainability) | 31.1 | E (en zayıf) |
| Bütünlük (Integrity) | 71.1 | B |
En kritik zafiyet sürdürülebilirlikte. Emeklilik sistemi uzun vadede mali olarak ayakta kalabilecek mi sorusuna raporun cevabı: “Yüksek risk altında.”
Neden Bu Kadar Düşük?
Raporda Türkiye ile ilgili highlight edilen temel sorunlar şöyle:
- Asgari emekli maaşı düşük: Yoksulluk sınırının çok altında kalan maaşlar “yeterli gelir sağlamıyor.”
- Emeklilik süresi uzuyor ama tasarruf yok: Ortalama yaşam süresi artarken bireysel tasarruflar düşük seviyede.
- BES kapsamı zayıf: Otomatik katılım sistemine rağmen kapsama oranı AB ülkelerinin gerisinde.
- Fon büyüklüğü yetersiz: Emeklilik fonlarının milli gelire oranı çok düşük.
- Demografik baskı başlıyor: Türkiye hızla yaşlanıyor; çalışan/emekli oranı düşüyor.
- Bütçe yükü artıyor: SGK açıkları bütçede giderek daha fazla pay alıyor.
“Emeklilik Krizi Yaklaşıyor” Uyarısı
Küresel raporda Türkiye ile ilgili dikkat çekici ifadeler var:
“Sistem, yaşlanan nüfus ve artan bütçe baskısı nedeniyle sürdürülebilir değil.”
Uzmanlara göre 2030 sonrası Türkiye’de emeklilik yükü dramatik şekilde artacak. Şu anda her 4 çalışana 1 emekli düşerken, bu oranın 2040’ta 2 çalışana 1 emekli seviyesine inmesi bekleniyor. Bu da emekli maaşlarında daha fazla baskı, daha geç emeklilik ve daha düşük alım gücü anlamına geliyor.
Raporda Türkiye İçin Tavsiyeler
Mercer raporu, Türkiye’nin puanını yükseltmek için şu önerileri yapıyor:
- Asgari emekli maaşı artırılmalı
- BES ve işyeri emeklilik planlarının kapsamı genişletilmeli
- Emeklilik yaşı otomatik demografiyle uyumlu artırılmalı
- Erken para çekişi sınırlandırılmalı
- Fonlar uzun vadeli yatırımlara yönlendirilmeli
Gerçekçi Senaryo: Daha Geç Emeklilik Kapıda
Rapor satır aralarında şunu söylüyor: Emeklilik yaşı Türkiye’de kaçınılmaz olarak yükselecek. OECD ortalaması 65’in üzerine çıkarken Türkiye hâlâ 60-62 bandında. Bu tablo, “daha fazla çalışma, daha fazla bireysel tasarruf” zorunluluğunu işaret ediyor.
Sonuç
Türkiye uzun yıllar boyunca “erken emeklilik kültürü” ile büyümeye çalıştı. Bugün bunun ekonomik faturası ortaya çıkıyor. Sistem mevduat faizine bağımlı düşük tasarruf–yüksek tüketim modeliyle çalışıyor ve emeklilik fonları finansal sistemde yeterli derinliği sağlamıyor. Devlet bütçe baskısı nedeniyle asgari emekli maaşlarını artırarak sosyal çözüm üretmeye çalışsa da sürdürülebilirlik sorunu büyüyor.
Bu rapor aslında bir uyarı: Türkiye, gecikirse 2030 sonrası yapısal bir emeklilik kriziyle karşı karşıya kalabilir. Emekliliğini sadece devletten bekleyen herkes risk altında.
Önümüzdeki dönemde BES reformu, zorunlu işyeri emeklilik planları ve geç emeklilik tartışmaları daha sert şekilde gündeme gelecek.




