• Son 1 yılda Suriye’ye dönen 1 milyon 246 bin kişinin %42’si Türkiye’den.
• Buna rağmen Türkiye’de geçici koruma statüsünde hâlâ 2 milyon 375 bin Suriyeli bulunuyor.
• 1 Ocak itibarıyla Suriyelilere ücretsiz sağlık hizmeti uygulaması bitiyor; sosyal dengeler yeniden tartılıyor.
Türkiye’nin göç dengesi yeni bir eşiğe geliyor. UNHCR verileri, Aralık 2024’ten bu yana 1 milyon 246 bin Suriyelinin ülkesine geri döndüğünü gösteriyor. Bu dönüşlerin en büyük kaynağı Türkiye: toplam dönüşün %42’si Türkiye’den gerçekleşmiş durumda. Lübnan’dan %31, Ürdün’den %14, Irak’tan %7, Mısır’dan %2 dönüş var. Ancak dönüş hızı yükselse bile tablo hâlâ büyük: Türkiye içinde geçici koruma kapsamındaki Suriyeli nüfusu 2018 zirvesi olan 3,6 milyon seviyelerinden 2025’e gelindiğinde 2,3 milyon bandına çekilmiş olsa da yük hafiflemiş değil.

Göç İdaresi’nin yıllara göre yayımladığı grafik, bir dönemin sosyolojik nabzını net gösteriyor: 2013’te 221 bin olan sayı 2017’de 3,4 milyona dayanıyor. 2019–2021 arası plato; ardındansa aşağı yönlü kademeli çözülme. Şu an kayıtlarda 2 milyon 375 bin kişi var. Bu sadece demografi değil; bütçe, sağlık, eğitim ve işgücü piyasası üzerinde doğrudan etki demek. Sistemin yük taşıma kapasitesi masada duruyor.
Burada kritik eşik 1 Ocak. Ücretsiz sağlık hizmeti uygulaması sona eriyor. Göç politikasında yeni mali disiplin, harcamaların rasyonalizasyonu ve kamu yükünün yeniden dağıtılması hedefleniyor. Sağlık teşviklerinin kalkması, dönüş kararlarını hızlandırabilir; aynı şekilde sosyal uyum ve kayıt dışı risklerini artırabilir. İki senaryonun hangisinin ağır basacağı, 2025–2026 döneminin sosyoekonomik fotoğrafını belirleyecek.
Rakamlar nötr, siyaset değil. Ama grafik şunu söylüyor: yükü en çok hisseden sistem, demografiyi değil maliyet eğrisini izliyor. Şimdi soru, dönüş ivmesinin mıknatıs etkisini koruyup korumayacağı. Çünkü tablo net; Türkiye’de hâlâ 2,3 milyon kişi var — ve mali yük tartışması yeni başlıyor.




