SANAYİCİ ÜCRET ARTIŞIYLA FİNANSMAN KISKACINDA
📍 İstanbul Sanayi Odası ve Habertürk verileri, Türkiye sanayisinde ücret artışları ile şirket kârlılığı arasındaki gerilimi net şekilde ortaya koyuyor. 2024’te sanayi işçisinin aldığı ortalama ücret %86 artarken, faaliyet karları düşüşe geçti, finansman yükü rekor seviyeye ulaştı.
📊 1. SANAYİ İŞÇİSİNİN ÜCRETİ %91 ARTTI, ANCAK…
- 2023–2024 arasında sanayi işçisinin kişi başı ücreti 44.165 TL’den 82.184 TL’ye yükseldi (+%86).
- Toplam ücret ödemesi ise 812 milyar TL’ye çıkarak %90,9’luk artış gösterdi.
- Ancak çalışan sayısındaki artış sadece %2,6 oldu. Bu, ücret artışlarının verimlilikten değil maliyet artışından kaynaklandığını gösteriyor.

📉 2. FİNANSMAN YÜKÜ KÂRI YUTTU
İSO 500 verileri, üretim tarafında verimlilik artmasa da giderlerin yükseldiğini gösteriyor:
- 2023’te 937 milyar TL olan faaliyet kârı, 2024’te %31,6 azalarak 640 milyar TL’ye geriledi.
- Aynı dönemde finansman giderleri %16 artarak 619 milyar TL’ye ulaştı.
- Finansman Gideri / Faaliyet Kârı oranı %96,6 ile son 10 yılın zirvesine çıktı.
🟥 Bu şu anlama geliyor: Şirketler neredeyse kazandığı her 1 TL’yi, borç faizi ve finansman maliyetine harcamak zorunda kaldı.

🔍 3. ÜRETİM DIŞI KAZANÇ VE KAYIPLAR DENGESİZ
- 2024’te üretim dışı net gelir 301 milyar TL (2023’e göre %13 artış), ancak enflasyon düzeltmesi zararları (-65 milyar TL) kârlılığı baskıladı.
- Net kambiyo zararları ve finansman öncesi kâr da azalma gösterdi.
💬 DEĞERLENDİRME
➡️ İşçiye ödenen ücretler artsa da, bu artış şirket bilançolarında sağlıklı büyümeye değil, zarar derinleşmesine neden olmuş durumda.
➡️ Finansman baskısı, sadece yüksek faizle açıklanamaz; aynı zamanda kur etkisi, enflasyon düzeltmesi zararları ve üretim verimsizliğiyle birleşince, sanayici kârını koruyamıyor.
📌 SONUÇ
Sanayi işçisi için ücretler nominal olarak rekor düzeyde artarken, bu artış reel alım gücü açısından sınırlı kalıyor. Öte yandan sanayi şirketleri, artan maaş yükü ve yüksek finansman giderleri nedeniyle tarihi düzeyde kârlılık erozyonuyla karşı karşıya.
Bu tablo, hem kamu politikalarının hem de özel sektör stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini zorunlu kılıyor. 2025’e girerken sanayicinin en büyük sorunu, kazandığını değil, borcunu ödeyebilmek olacak.




