Yükselen TL kredi faizleri ve makroihtiyati kısıtlamalar, şirketleri yabancı para borçlanmaya yöneltti. Merkez Bankası verilerine göre, reel sektörün net döviz pozisyon açığı Haziran 2025 itibarıyla 185,8 milyar dolara çıkarak 2018’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
2018–2023 döneminde düşük faiz politikası TL borçlanmayı teşvik ederken, döviz borçlarının kapanmasını sağlamıştı. Ancak 2023 ortasında devreye giren sıkı para politikası ve yüksek kredi maliyetleri, şirketleri yeniden döviz cinsinden borca yöneltti.
Net Döviz Pozisyonu (Milyar Dolar)
| Dönem | Net Açık |
|---|---|
| Ekim 2023 | 62,6 |
| Haziran 2023 | 73,5 |
| Haziran 2025 | 185,8 |
Artış: Son 2 yılda +112,3 milyar $
Döviz Yükümlülükleri (Haziran 2025)
| Kalem | Tutar (Milyar $) | Yıllık Değişim |
|---|---|---|
| Yurtiçi Döviz Kredileri | 166,2 | +%15 |
| Yurtdışı Döviz Kredileri | 114,4 | +%16,05 |
| Türev Yükümlülükler | 12,6 | +%72,45 |
| İthalat Borçları | 50+ | +%3,66 |
- Yurtiçi döviz kredilerinin %67,5’i uzun vadeli.
- Yurtdışı döviz kredilerinin %99,1’i uzun vadeli.
- Türev yükümlülüklerin %95’i kısa vadeli.
Kısa Vadeli Döviz Pozisyonu
| Tarih | Fazla (Milyar $) |
|---|---|
| 2024 Sonu | 13,6 |
| Haziran 2025 | 4,5 |
Bozulma: 6 ayda -9 milyar $
En önemli neden, şirketlerin döviz mevduatlarında 28 milyar dolarlık çözülme yaşaması. TL’nin reel değer kazanması ve %60’a yaklaşan kredi faizleri, döviz mevduatından çıkışı hızlandırdı. Döviz açığındaki artış rasyonel bir gelişme olsa da riskler büyüyor:
- TL’nin değer kaybettiği 2018–2023 dönemindeki kur farkı zararları hatırlatılıyor.
- Açık 188 milyar $’dan 82,5 milyar $’a kadar geriledikten sonra şimdi yeniden hızla yükseliyor.
Neler Yapılabilir?
- İhracat ve döviz kazandırıcı faaliyetleri artırarak doğal hedge sağlamak
- TCMB’nin TL reeskont kredilerini maksimum kullanmak
- İleri vadeli döviz alım anlaşmaları yapmak
- Opsiyon satışıyla kredi maliyetini azaltmak
- Yabancı para kredilerde sabit yerine değişken faiz tercih etmek
Değerlendirme:
Reel sektörün kısa vadeli döviz tamponu erirken, uzun vadeli borçlanma eğiliminin güçlenmesi dikkat çekiyor. TL’nin değerli kalması ve kredi faizlerindeki yüksek seyir, şirketleri döviz kredisine yöneltmeye devam ediyor.




