Black Swan Finans Logo
Ana SayfaEkonomiÖzgür Özel: "Ekmeği küçülenler,...

Özgür Özel: “Ekmeği küçülenler, emekliliği çalınanlar bu meydanda”

spot_img
spot_imgspot_img

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’nın Tandoğan Meydanı’nda “Vesayet Değil Siyaset! Kayyıma, Darbeye Hayır” mitinginde yaptığı konuşmada, “Bugün bu tarihi meydanda yine tarih yazıyoruz. 1950’lerde Kıbrıs mitinglerinin, 1959’da büyük işçi mitinglerinin, 6’ncı Filo’ya karşı bağımsızlık mitinglerinin yapıldığı meydandayız. 70 yıldır haksızlığa direnenlerin meydanındayız. Bugün de vesayete ve darbeye hayır demek için buradayız. Vesayet değil siyaset demek için buradayız. Tandoğan Meydanı’nda dün akşam saatlerinde 500 bin kişi doldurabilir burayı dedikleri arama noktalarını 6 kere ileri aldınız, milyonlar oldunuz Tandoğan’a aktınız” ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

“Serbest seçimler için eylemdeyiz”

“Serbest seçimler için eylemdeyiz, demokrasi için eylemdeyiz. Bugün burada sadece CHP’liler yok. İşçiler burada, emekliler burada, kadınlar burada, farklı partilerden demokratlar burada. Türkiye İttifakı’nın tüm renkleri ile kol kola bu meydandayız. Bugün vesayet değil siyaset diyenler burada. Kayyıma, darbeye hayır diyenler, 19 Mart darbesinden sonra 54’üncü kez bu meydanda direnenler bu meydanda. Türkiye’nin dört bir yanındaydık. Trabzon’da gördüm sizi, Bayburt’ta, Çanakkale’de, Erzurum’da, Konya’da, Türkiye’nin dört bir yanında buldum sizi”

Özel, Adnan Yücel’in “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirini okudu. Özel, “Yarın için direnenlere, yarına sahip çıkanlara, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkmak için başkente koşanlara selam olsun, helal olsun” ifadesini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

“Ekmeği küçülenler, emekliliği çalınanlar bu meydanda”

“Bugün bu meydanda ekmeği küçülenler de var, emekliliği çalınanlar da, geleceğinden kaygı duyanlar da. Bugün bu meydanda emeği çalınanlar, onuru kırılanların, yarınlardan korkanların bir dayanışması, kol kola girmesi, omuz omuza durması ve yarına güvenle bakmaları için birlikte olmaları var. Bugün Muğla’da zeytinine, doğasına sahip çıkanlarla birlikte büyük bir mitingde olacaktık. Ancak gidemedik, Muğla’daki dayanışma bizimle dayanışmak için buraya geldi. Toprağımızı Vermiyoruz İnisiyatifi’ni selamlıyorum. 28 Eylül’de hep birlikte zeytine, toprağa sahip çıkmak için herkesi Muğla’ya davet ediyorum.

Bu meydan dosta güven, olmayana kaygı veriyor. Tüm otokratlar meydanlardan korkar. Demokratlar meydanları doldurur, otokratlar, oturdukları köşeden o meydanı izlerler ve titrerler. Bugün sarayında oturup bu meydandan korkanlar da var, 12 metrelik hücrelerinden bu meydanla coşanlar, bu meydana inananlar da var. Bu meydana sarayından bakana sesleniyorum. Ey Erdoğan, Tandoğan Meydanı’nı hiç böyle gördün mü? Meydana varan bütün bulvarlar sonuna kadar dolu, kimse ayrılmıyor görüyor musun? Bu meydanda senin gibi korkanlar değil, senden korkmayanlar, zulümden yılmayanlar var. Bu meydan korkuyu evde bıraktı, bu meydan direniyor, mücadele ediyor.

“Türkiye’nin bütün demokratları, demokrasinin tarafındayız”

Verdiğimiz mücadelenin tek bir hatta değil, tüm vatan sathına yayıldığını ilan etmek için toplandık. Bir hat olarak sadece CHP’yi savunmuyoruz. Bu hattı sadece CHP’liler savunmuyor. Hepimiz Türkiye’nin bütün demokratları, demokrasiyi, Atatürk’ten emanet cumhuriyeti, İsmet Paşa’nın iktidarı devriyle gerçekleşen çok partili rejimi savunmak üzere hep birlikte bu meydandayız, iyi ki birlikteyiz, iyi ki güçlüyüz, hep birlikte başaracağız. CHP, Kuva-yı Milliye’den doğar, CHP Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleşmesiyle oluşur. İlk kurultayını Sivas Kongresi sayar. Atatürk’ün deyimiyle o günden beri ayaktadır. Bu parti, Cumhuriyeti kuran kadroların partisidir. Ancak, bu parti Cumhuriyetin tek sahibi, o başarıyı paylaşmayan bir parti değil, aksine hepimizin dedesini, ninesini o kurtuluşa ortak eden, o kuruluşta gören, cumhuriyete sahip çıkmayı, Atatürk devrimlerine sarılmayı, demokrasiyi ayakta tutmayı tüm partilerden bekleyen bir partidir.

Her ne kadar şu an iktidarda demokrasiyi amaç değil araç olarak gören, işimize gelince ineriz diyen, 31 Mart seçimlerini kaybedince, bir daha genel seçim kazanamayacağını anlayınca demokrasi treninden inen birileri yönetse de, son günlerde yaşadığımız bütün süreçlerde iktidarı ilk devrettiğimiz Demokrat Parti’nin ziyaretiyle başlayan, DEM Parti’nin Zafer Partisi’nin ziyaretleriyle, Yeniden Refah Partisi’nin ziyaret talepleri, İYİ Parti’nin, DEVA’nın, Gelecek Partisi’nin, Saadet Partisi’nin paylaşımları, telefonlarıyla, sahadaki dostlarımız Türkiye İşçi Partisi’yle, Emek Partisi’yle Sol Parti’yle omuz omuza Türkiye’nin bütün demokratları demokrasinin tarafındayız. Bu ceberrut iktidar zeytine saldırdığında bütün partiler birleştik, direndik, önümüzdeki çarşamba 260 imzayla Anayasa Mahkemesi’ne birlikte gidiyoruz. Kayyıma karşı da sağdan sola hep beraber direniyoruz. Tandoğan’dan ilan ediyoruz ki CHP, Türkiye’nin birinci partisidir. Ana muhalefet partisidir, ama ne muhalefetin patronudur, ne her şeyin sahibidir. Bu mücadelede tüm kardeş partilerimizle birliktedir, omuz omuzadır.

“Seçimsiz diktatörlüğe geçmenin hevesi içindeler”

Partimiz yıllarca darbelerin hedefi oldu, kapatıldı, genel başkanlarımız tutuklandı, hapse atıldı. Ama her zorluğu milletimizle birlikte yendik. 47 yıl sürdü, ikinci parti olduk, birinci parti olamadık, seçimleri kazanamadık. Ancak demokrasiden şaşmadık, rakiplerimize darbe yapıldı, darbecilere değil demokrasiye sahip çıktık. 47 yıl sabır gösterdik, millete güvendik, 47 yıl sonra 31 Mart seçimlerinde bir büyük başarıyla, Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine hizmet imkanını yakaladık. İstanbul’da Ekrem Başkan, Ankara’da Mansur Başkan hep birlikte çalışarak, örnek hizmetlerle milletin gönlüne girince, yapılan anketlerde seçimin çok ilerisinde sonuçlar alınca, karşımızdakiler 47 yıl gösterdiğimiz sabrı, metaneti, demokrasiye saygıyı 47 ay göstereceklerdi. Değil 47 ay 47 gün hazmedemediler. 47 gün yenilgiyi kabullenemediler. Daha ilk yenilgilerinde demokrasi treninden indiler. Dünyadaki diğer otoriterleri örnek alan değil, aşan, onların cesaret etmediği işlere kalkışan bir saldırıya giriştiler. Önce seçimli otoriterlik kuranlar, şimdi seçimsiz bir diktatörlüğe geçmenin hevesi içindeler. Atatürk’ten miras cumhuriyete, demokrasiye sandığa saldırıyorlar. Çok partili rejime saldırıyorlar. Bu iktidar demokrasi istemiyor. Biliyorlar ki demokrasi olsa sandıktan çıkamayacaklar. Biliyorlar ki adalet olsa kendi suçlarını örtemeyecekler. Biliyorlar ki barış olsa bu milleti kutuplaştıramayacaklar. Ama and olsun ki adaleti de demokrasiyi de barışı da biz getireceğiz, bu meydanlar, bu eylemler, bu direniş getirecek.

“Bu meydan kazanacak”

23 yıllık bir iktidarın memleketi getirdiği son noktadayız. AK Parti iktidarı işçilere, emekçiye de emekliye de iyi gelmedi. Gençlere de, kadınlara da, çocuklara da ormanlara da iyi gelmedi. Önce iktidar oldular, fabrikaları, şirketleri özelleştirdiler. Sıcak para dediler, başka bir şey demediler. FETÖ ile ortak oldular, devletin tüm kadrolarını ele geçirdiler. 2010 referandumunda FETÖ ile anayasayı değiştirdiler. Yargıyı, orduyu, polis teşkilatını ele geçirdiler. Balyoz’daki Ergenekon’daki zulümleri bu ülkeye yaşattılar. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı’na, namuslu subaylarına, generallerine, amirallerine, bu ülkenin bilim insanlarına, iş adamlarına uydurdukları bir kumpasla lekeler sürdüler, kumpaslar kurdular. Şımarttıklarının darbesine maruz kaldılar. Ellerini FETÖ sabunuyla yıkadılar, güya o günahtan, o kirden kurtuldular. 17/25 Aralık, belgeli hırsızlıklarının üzerini örttüler. 7 Haziran – 1 Kasım arasında bu ülkeyi büyük bir kaosun içine soktular. Her yerde patlayan bombalardan medet umdular. Yüzlerce can giderken anket yaptırdılar ve dönüp tekrar iktidarlarını sağlamlaştırdılar. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL koşullarında, dünya kadar şaibeyle, mühürsüz oylarla anayasal sistemi değiştirdiler. Kendilerini vatansever, barış isteyenleri hain terörist ilan ettiler. İşlerine gelince müzakere ettiler, işlerine gelince sivil siyaseti hedef gösterdiler. Barışın umudunu da siyasete alet ettiler. Gün geldi akan kandan medet umdular, gün geldi kanı durduracağız diye siyaset yapmaktan umut buldular. Karşılarında tarihsel bir tutarlılık içerisinde iki şeyin renginin olmadığını bilen, ananın gözyaşında renk aramayan Kürt’ün anasıyla Türk’ün anasını ayırmayan, işçinin alın terinde renk aramayan, Alevi’siyle Sünni’siyle, sağcısıyla solcusuyla bütün emekçilerine sahip çıkan, bu ülkenin yarınlarını eşitlikte, adalette gören bir birliktelik var. Bu kumpasçılara karşı biz kazanacağız, bu meydan kazanacak, Türkiye’nin demokratları kazanacak”

spot_img

Most Popular

More from Author

İran Ateşkesi Sonrası Wall Street’te Yeni Ralli Başlıyor mu?

Dr. Artunç Kocabalkan: “Wall Street’te Ralli Devam Edebilir, Borsa İstanbul’da Fırsatlar...

ÇÖKÜŞ ALGORİTMASI NASIL ÇALIŞIYOR : ENFLASYONU UNUTUN! PETROL ÇALIN, ALTINA VURUN

Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında yayımlanan sabah programında Dr. Artunç...

TCMB FAİZ ARTIRACAK MI, DEVALÜASYON HIZLANACAK MI?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı...

Çin’in Türkiye Hamlesinin Perde Arkası: Dr.Artunç Kocabalkan’dan Kritik Değerlendirme

Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında yayınlanan son değerlendirmesinde Dr. Artunç...

Read Now

İran Ateşkesi Sonrası Wall Street’te Yeni Ralli Başlıyor mu?

Dr. Artunç Kocabalkan: “Wall Street’te Ralli Devam Edebilir, Borsa İstanbul’da Fırsatlar Oluşuyor” Ekonomist TV – Artunç Kocabalkan’ın 12 Haziran sabah yayınında küresel piyasalar, İran-ABD gerilimi, petrol fiyatları, Wall Street ve Borsa İstanbul değerlendirildi. Dr. Artunç Kocabalkan, Ekonomist TV YouTube kanalında saat 09:30’da gerçekleştirdiği günlük piyasa değerlendirmesinde yatırımcıların yakından takip...

ÇÖKÜŞ ALGORİTMASI NASIL ÇALIŞIYOR : ENFLASYONU UNUTUN! PETROL ÇALIN, ALTINA VURUN

Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında yayımlanan sabah programında Dr. Artunç Kocabalkan, küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeleri “çöküş algoritması” başlığı altında değerlendirdi. Programda ABD’nin yüksek borç yükü, enflasyon, Fed politikaları, petrol fiyatları, altın ve jeopolitik riskler arasındaki ilişki kapsamlı şekilde ele alındı. https://www.youtube.com/watch?v=iH9w3aMKAs0 Kocabalkan, yayın boyunca ABD’nin yüksek kamu...

TCMB FAİZ ARTIRACAK MI, DEVALÜASYON HIZLANACAK MI?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde piyasalarda en çok tartışılan iki soru öne çıkıyor: Faizlerde yeni bir artış gelir mi ve kur politikasında devalüasyonun hızı artar mı? https://www.youtube.com/watch?v=L1Yagh8giM0 EkonomistTV’de yayınlanan ve Dr. Artunç Kocabalkan’ın YouTube kanalında izleyicilerle buluşan özel yayında, Dr. Artunç Kocabalkan...

Çin’in Türkiye Hamlesinin Perde Arkası: Dr.Artunç Kocabalkan’dan Kritik Değerlendirme

Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında yayınlanan son değerlendirmesinde Dr. Artunç Kocabalkan, BYD’nin Türkiye yatırımı üzerinden Çin’in küresel ekonomik stratejisini yorumladı. Kocabalkan, Çin’in uzun yıllardır benimsediği yaklaşımın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ticaret düzeninin temel tartışma başlıklarından biri olduğunu savundu. https://www.youtube.com/shorts/h1K9H4TeSuo Kısa videoda dikkat çeken ifadeler kullanan Kocabalkan, “Çin...

ALTIN ​​GÜVENLİ LİMAN DEĞİL Mİ ?

Bu sabah saat 09.30’da Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında yayınlanan programda, Dr. Artunç Kocabalkan küresel piyasalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Jeopolitik gelişmelerden merkez bankalarının politikalarına, altın piyasasından Bitcoin ve ABD borsalarına kadar geniş bir çerçevede yapılan analizler, yatırımcılar için önemli mesajlar içerdi. https://www.youtube.com/watch?v=C8IwBvGM5Fk Artunç Kocabalkan, yayında özellikle...

ŞİMŞEK ERKEN SEÇİM İŞARETLERİ Mİ VERİYOR ?

Mehmet Şimşek'in son açıklamaları piyasalarda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Dr. Artunç Kocabalkan, erken seçim iddialarından enflasyonla mücadeleye kadar birçok başlığı değerlendirdi. Yayında rezervler, KKM, petrol fiyatları ve seçim takvimi üzerine dikkat çeken yorumlar öne çıktı. https://www.youtube.com/watch?v=SdIAJFmLhIc Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in son dönemde yaptığı açıklamalar ekonomi çevrelerinde geniş...

FAİZ,DÖVİZ VE SAVAŞ: PİYASAYI BEKLEYEN OLASI DURUMLAR!

Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin yeniden yükseldiği, petrol fiyatlarının sert hareketler sergilediği ve merkez bankalarının kritik kararlar öncesinde yakından izlendiği bir dönemde yatırımcıların odağı yarın gerçekleştirilecek Piyasa Masası programına çevrildi. https://www.youtube.com/live/tlXkU0qJmZs Ekonomist TV YouTube kanalında 9 Haziran Salı günü saat 10:30’da yayınlanacak programda, Fiba Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci...

KRİZ Mİ? FIRSAT MI? PEKİ NE YAPMALI?

• Artunç Kocabalkan, haftaya başlayacak yatırımcılar için yeni yol haritasını açıkladı.• Bitcoin, altın, petrol, Borsa İstanbul, S&P 500 ve Nasdaq için kritik seviyeler paylaşıldı.• Kocabalkan, Amerikan borsalarında yeni bir satış dalgası riskine dikkat çekti. https://www.youtube.com/watch?v=kd1slVWdyT0 Ekonomist TV Artunç Kocabalkan YouTube kanalında bugün yayınlanan "Kriz mi Fırsat mı? Peki Ne...

SPK’nın Fiili Dolaşım Hamlesi ve BofA Satışları: Borsa İstanbul’da Yeni Bir Dönemin Başlangıcı mı?

Borsa İstanbul’da son günlerde yatırımcıların dikkatini çeken iki gelişme var: SPK’nın fiili dolaşım oranı hesaplamasını değiştiren yeni düzenlemesi. Aynı dönemde özellikle Bank of America’nın (BofA) yoğun satışları. Piyasada birçok yatırımcı bu iki gelişmenin bağlantılı olup olmadığını sorguluyor. Aslında konu yüzeyde göründüğünden daha önemli. SPK Tam Olarak Ne Değiştirdi? 4 Haziran tarihli SPK...

ELLER AYA BİZ YAYA: BİR TARAF SPACE X, KARDEŞİ ENFLASYON X

Dr. Artunç Kocabalkan, sabah saatlerinde gerçekleştirdiği "Eller Aya, Biz Yaya: Eller SpaceX, Biz Enflasyon X" başlıklı YouTube yayınında küresel teknoloji yarışının geldiği noktayı ve Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları değerlendirdi. https://www.youtube.com/watch?v=-F5nztYD8XQ Yayında dikkat çeken temel mesajlardan biri, dünyanın bir bölümünün yapay zekâ, uzay ekonomisi ve dijital dönüşüm...

Apple Sonrası Dönemde Sessiz Dev: İndeks Bilgisayar

BSEkonomi Araştırma Bölümü'nün ulaştığı değerlendirmelere göre İndeks Bilgisayar'ın cirosunun 2026 yılında 3,2-3,4 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Apple kaynaklı 800-900 milyon dolarlık ciro kaybına rağmen şirket büyüme rotasını koruyor. Gebze'deki yeni lojistik merkezi ve yükselen Honor satışları yeni kârlılık hikâyesinin merkezinde yer alıyor. Türkiye teknoloji dağıtım sektörünün en büyük oyuncularından...

Smart Güneş, ABD ve Avrupa Açılımı Büyüme Hikâyesini Güçlendiriyor

• Smart Güneş, Aliağa'daki entegre üretim kapasitesini 2026'nın üçüncü çeyreğinde 2 GW seviyesine çıkarmayı hedefliyor.• Şirket, ABD pazarına giriş için kritik öneme sahip UL sertifikasını aldı.• Bulgaristan'da planlanan 1.500 MW'lık yatırım ve Avrupa teşvikleri yeni büyüme alanları yaratıyor. BS Ekonomi'nin şirket yönetimiyle gerçekleştirdiği görüşmeler ve şirket sunumlarında paylaşılan...