
Türkiye’de bireysel ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borçlarına yönelik getirilen yeniden yapılandırma imkânı, artık KOBİ’ler ve ticari krediler için de ciddi bir ihtiyaç haline geldi. Sıkı para politikası, yükselen faizler, azalan alım gücü ve kredi kısıtlamaları sonucu, reel sektörde borç ödeme gücü zayıflarken, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ) takipteki alacaklar patlama yaptı.
Bankacılık kaynakları, iş dünyası temsilcileri ve sektörel birlikler, ticari kredilerde bir yapılandırmanın artık kaçınılmaz hale geldiğini vurgularken, yapılacak düzenlemenin faiz oranı ve vade koşullarıyla nefes aldırıcı olması gerektiğinin altını çiziyor.
Rakamlar Alarm Veriyor: KOBİ’de Takipteki Alacak %116 Arttı
BDDK verilerine göre, 18 Temmuz 2025 itibarıyla toplam takipteki alacak bakiyesi 441,3 milyar TL’ye ulaştı. Bu, yıllık bazda %85’lik bir artışa işaret ediyor. En sert yükseliş ise KOBİ kredilerinde yaşandı. Geçen yıla göre KOBİ’lerde takipteki alacak miktarı %115,86 artarak 135 milyar TL’yi aştı. Kurumsal kredi kartlarında bu oran %182,12’ye çıktı.
Toplam ticari kredilerdeki takip bakiyesi 252 milyar TL’yi aşarken, KOBİ’lerin bu içindeki payı %30,6’ya ulaştı. Bu oran geçen yıl aynı dönemde %26 seviyesindeydi. Artışın hızlanmasında, Mart ayında yaşanan siyasi sarsıntı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından gelen finansal güvensizlik dalgası da etkili oldu.
Faizler İndi Ama Kredi Yok: Makroihtiyati Kısıtlar Devrede
Merkez Bankası’nın Temmuz PPK toplantısında faizleri 300 baz puan indirmesine rağmen, ticari kredi büyümesine yönelik kısıtlamalar korunuyor. Bu nedenle piyasada reel anlamda krediye ulaşmak hâlâ mümkün değil. KOBİ’ler mevcut limitlerini doldurmuş durumda ve mali yapıları yeni krediye uygun değil. Bankacılık kaynakları, “Krediye erişim yokken faiz indiriminin piyasa etkisi sınırlı kalır” görüşünde.
Sektörden Çağrı: Yapılandırma Şart, Faiz %2-2,5 Bandında Olmalı
İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel ve İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, bireysel krediler için getirilen %3,11’lik yapılandırma faiz oranının ticari kesim için yüksek olduğunu ve bu durumun işletmelerin yükünü daha da artıracağını belirtiyor.
Önerilen yapılandırma modeli:
- Değişken faizli
- %2 – %2,5 aralığında
- En az 3 yıl vadeli
Öksüz, “Ticari kredilerde yapılandırma, bireylerden daha öncelikli bir ihtiyaç haline geldi. Çünkü bu işletmeler kapanırsa işsizlik ve gelir kaybı zincirleme büyür” diyerek acil aksiyon çağrısı yaptı.
Bsekonomi notu:
Yapılandırma artık bir sosyal güvenlik önlemidir.
Bireysel borçlar kadar, belki de daha fazla öncelik verilmesi gereken alan ticari borçlardır. KOBİ’ler Türkiye ekonomisinin omurgasıdır ve binlerce çalışana geçim sağlayan bu işletmelerin iflası, sadece bilanço riski değil, aynı zamanda sosyal patlama riski doğurur.
Mevcut sıkı para politikası çerçevesinde kredi erişiminin daralması, bankacılık sisteminde sistematik stres yaratırken, makroihtiyati çerçevenin bu yükü taşıyamayacak hale gelmesi, yeniden yapılandırma seçeneğini makroekonomik zorunluluk haline getirmiştir.
Eğer yapılandırma gecikirse, takipteki alacaklar finansal salgın gibi yayılabilir. Ekonomi yönetiminin bu kez önleyici değil, gecikmiş refleksle değil; proaktif şekilde hareket etmesi gerekiyor.




