- İş dünyası temsilcileri OVP’yi enflasyonla mücadele, sanayi dönüşümü ve tarım politikaları açısından olumlu bulurken, uygulamada hızlı ve somut adımlar talep ediyor.
- Ekonomistler ise büyüme projeksiyonlarının tarihsel ortalamanın altında kaldığını, cari açık ve kamu harcamalarında çelişkiler bulunduğunu vurgulayarak programın gerçekçiliğini sorguluyor.
- Program, iş dünyasına öngörülebilirlik ve güven mesajı verirken; uzmanlar “iyimser ama kırılgan” bir tabloya işaret ediyor.
İş Dünyası ve Ekonomistler OVP’yi Değerlendirdi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2026–2028 Orta Vadeli Program (OVP), iş dünyası temsilcilerinden ekonomistlere kadar geniş bir kesimde yankı uyandırdı. Programın Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından hem destek hem de eleştiri mesajları geldi.
Başkanların Açıklamaları
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu
“Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2026-2028 dönemi Orta Vadeli Programı ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Program kapsamında enflasyonla mücadele, sürdürülebilir büyüme, kamu maliyesi, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik adımlara geniş bir şekilde yer verilmesi olumludur. Programda yer alan hedefler ve tedbirler, iş dünyamız açısından yakından takip ettiğimiz ve devamlı vurguladığımız pek çok hususu da içermektedir. Özellikle; KOBİ’ler öncelikli olmak üzere reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması, emek yoğun sektörlere ek destekler verilmesi, ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması, iş gücü piyasasında ve mesleki eğitimde reform yapılması, artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları döneminde yerli sanayimizin korunması ve rekabet gücünün artırılması bizim açımızdan öncelikli konulardır. Bu alanlarda somut çözümler ve ilerlemeler sağlamak adına, kamu-özel sektör işbirliği içinde hızlı adımlar atılması gerekiyor. Bizler de iş dünyası olarak ülkemizin hedefleri doğrultusunda tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
İTO Başkanı Şekib Avdagiç
“Düşük enflasyon mu, yüksek büyüme mi ikileminden, üretimi verimlilik ve süreklilik esaslı artırarak çıkacağız. OVP’de ortaya konulan sanayide yüksek katma değer ve teknoloji odaklı dönüşüm hedeflerini isabetli buluyoruz. Bunun yanında mevcut, geleneksel sanayi kollarımızın korunmasını ve kollanmasını da elzem görüyoruz. İlk adım, kredi ortamının iyileştirilmesi olmalıdır. Selektif bazda kredi büyüme limitlerinin artırılması artık daha çok önem taşıyor. Reel sektörün nefes alabileceği mekanizmaların geliştirilmesi, ihracatçının rekabet gücünün artırılması ve kredi kanallarına ilişkin alınacak tedbirler OVP’nin başarısını güçlendirecektir. İstanbul iş dünyası olarak enflasyonun tek haneye indirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve tarımda verimliliğin artırılması yönündeki politikalara tam destek vereceğiz.”
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan
“OVP’nin yapısal sorunlara çözüm noktasında önemli açılım ve uygulamalar hedeflediğini görüyoruz. Özellikle teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak AR-GE temelli yatırımların güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm sürecinin hızlandırılması, KOBİ’lerin dijital dönüşümünün desteklenmesi, genç nüfusun mesleki eğitim yoluyla güçlendirilmesi önemli. Programın çok daha reformist bir bakış açısına sahip olmasını üretim hayatımız açısından kıymetli buluyoruz. Enflasyonla mücadele ve finansal istikrar hedefinin korunması kritik.”
DEİK Başkanı Nail Olpak
“Mala ilave olarak hizmet ihracatına ayrı vurgu yapılması, başta KOBİ’ler olmak üzere yeşil ve dijital dönüşüm ile katma değeri yüksek teknoloji üretiminin desteklenmesi önemli. İşgücü piyasası ve mesleki eğitimde reform hedefi de beşeri sermayemiz açısından değerli. Ticari diplomasiye yönelik başlık açılması da bizi onore etmiştir. Enflasyonla mücadele, mali disiplin, finansal istikrar ve kaliteli finansmana erişim adımları piyasayı rahatlatacaktır. 1,9 trilyon dolar GSYH ve 21 bin dolar kişi başı gelir hedeflerine doğru yol alırken, transit ticaret ve yurtdışı müteahhitlik gibi alanlara destek verilmesi büyümeye katkı sağlayacaktır.”
ASKON Başkanı Orhan Aydın
“Dezenflasyonla mücadelede son iki yıldır disiplinli ve tasarruf odaklı bir ekonomi iklimi oluşturuldu. 2026-2028 öngörüleri mevcut yol haritasının devamı niteliğinde. Türk lirasına güvenin artması, rezervlerin güçlendirilmesi ve yapısal reformlara odaklanılması önemli. İşsizlik ilk defa yüzde 8’in altında hedefleniyor, enflasyonun tek haneye düşürülmesi planlanıyor. Programın başarısı, para ve maliye politikalarının koordineli yürütülmesinden geçiyor. 2028 sonunda daha istikrarlı ve güçlü bir yapıya kavuşmamız mümkün.”
İSTİB Başkanı Ali Kopuz
“Program özellikle tarım ve gıda politikaları bakımından güçlü hedefler ortaya koyuyor. Planlı üretim ve gıda güvenliği odaklı adımlar büyük önem taşıyor. Gıda fiyatları kontrol altına alınmadan genel enflasyonu düşürmek mümkün değil. Türk gıda sektörünün küresel pazarlarda daha fazla pay alabilmesi için markalaşma, sürdürülebilir üretim, katma değerli ihracat ve gıda güvenliği vazgeçilmezdir. OVP’de tarım ve gıda sektörünün stratejik rolünün vurgulanması olumlu. Lojistik ve depolama yatırımlarına verilen önem ihracat rekabetçiliğini artıracaktır.”
Ekonomistlerin Görüşleri
Prof. Dr. Hakan Kara
“Tarihte ilk kez OVP’de, dört yıl boyunca uzun vadeli ortalamanın altında büyüme rakamları görüyorum. Bizim gibi ülkelerde bir yıldan uzun projeksiyonların pek anlamı yoktur ama bu tabloyla en azından enflasyonla mücadelenin öncelik olarak kalacağı sinyalinin verilmeye çalışıldığını söyleyebiliriz.”
Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre
“2026 için TÜFE beklentisi yüzde 16 olmasına karşın dolar kurunun yüzde 17,6 artması kayda değer. Ayrıca, 2025’te düşen kamu tüketiminin 2026’da hızlı şekilde artması yaklaşan seçim yılıyla bağlantılı olabilir. İşgücü artıyor ama işsizlik düşüyor. Dış ticaret açığı artarken, enerji ithalatı azalıyor ve dış ticaretin GSYH’ye oranı 2028’e kadar her yıl geriliyor. Cari açık düşerken dış ticaret açığı yükseliyor. Kamu harcaması ve toplam tüketim artıyor, ancak enflasyon düşüyor. Kur yüzde 17,6 yükseliyor, buna rağmen enflasyon yüzde 16’da kalıyor.”
Ekonomist İnan Mutlu
“OVP bir dilek ve temenniler belgesi. Veri ve hedeflerde önemli itiraflar var. Özellikle deprem bölgelerine ayrılan kaynakların kullanımı dikkat çekiyor. Bu tablo hedeflerle uyumsuz ve programın gerçekçiliğini sorgulatıyor.”
Ekonomist Dr. Güldem Atabay
“2028 büyüme yüzde 5’e giderken cari açık yüzde 1’e iniyor. Yüzde 5 büyümeden çıktı açığı gösteren TCMB’nin haberi var mı mesela? Bu arada 2028’de enflasyon yüzde 8, bütçe açığı da yüzde 3’ün altında yüzde 8. Ölü doğuma şaşıran var mı? Program siyasi ve ekonomik belirsizlikler içinde yolunu arayan bir ülke için çıpa işlevi göremiyor.”
BS Ekonomi yorumu: OVP, iş dünyasından temkinli destek alırken, ekonomistler hedeflerin gerçekçiliğini sorguluyor. Reel sektör temsilcileri kredi erişimi, sanayi dönüşümü ve tarım politikalarına verilen önemi olumlu bulurken; uzmanlar büyüme, cari açık ve enflasyon senaryolarında iç tutarsızlıklara dikkat çekiyor. Program, bir yandan reformist bir çerçeve sunarken diğer yandan “iyimser ama kırılgan” bir tablo ortaya koyuyor.




