• Hakan Aran: “Para politikası ile yapılabileceklerin sınırına yaklaştığımızı hepimiz hissediyoruz.”
• “Enflasyonla mücadelede sadece faiz ve para politikasını kullanarak arzu ettiğimiz hızla ilerleyemeyiz.”
• “TCMB Nisan–Mayıs’ta enflasyonu %27–28’e indirebilir ama yalnız kalırsa ilerleme çok yavaş olur.”
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, ekonomi politikasının mevcut sınırlarına ve bankacılık sisteminin sermaye dayanıklılığına ilişkin dikkat çeken bir uyarı yaptı. Açıklamaların tamamı kamuoyunda süren “faiz tek başına yeter mi?” tartışmasına doğrudan yanıt niteliğinde. Aran’ın sözleri, enflasyonun düşeceği yönündeki iyimser beklentiyi teyit ederken mücadelede çoklu politika bileşeninin zorunluluğunu yeniden vurguluyor.
Aran konuşmasında şunları söyledi:
“Para politikası ile yapılabileceklerin sınırına yaklaştığımızı hepimiz hissediyoruz.
Enflasyonla mücadelede sadece faiz ve para politikasını kullanarak arzu ettiğimiz hızla ilerleyemeyiz.
Merkez Bankası üzerine düşen görevleri yapmaya devam ediyor.
TCMB Nisan-Mayıs gibi enflasyonu %27-28 seviyelerine kadar indirebilir.
TCMB yalnız kalırsa enflasyonla mücadelede çok yavaş ilerleriz.
Para politikasında sıkılık Haziran ayına kadar devam edecektir.
Bankalar son 2-3 yıldır özkaynaklarını eritiyorlar.
2025 özel sektörün ve bankaların hedef tutturabildiği bir yıl olmadı.”
Bu çerçeve, önümüzdeki dönemin sadece para politikası değil maliye, yapısal reformlar ve sermaye güçlendirme adımlarının birlikte devreye girmesi gereken bir dönem olduğunu gösteriyor. Aran’ın ifadesiyle, Merkez Bankası rotada ilerliyor ancak tek başına bırakılırsa dezenflasyonun hızı sınırlı kalacak.
Bankacılık sektörüne yönelik son tespiti ise tabloyu sertleştiriyor: Son 2–3 yılda özkaynak aşınması yaşanırken, 2025 hem reel sektör hem finans kesimi için “hedef tutturulamayan yıl” olarak kayda geçiyor.
Mesaj net — enflasyon düşebilir, ama sistem tek bacakla değil.




