Meclis’te haftalardır süren tartışmaların ardından tarihi oylama tamamlandı ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu İmralı Cezaevi’ne bir heyet gönderilmesini kararlaştırdı. Kapalı oturumda alınan karar, terörsüz Türkiye hedefiyle başlatılan sürecin en kritik adımlarından biri olarak öne çıkarken, siyasi partilerin ayrışan pozisyonları Ankara’daki dengeleri daha da hassaslaştırdı.
Kararın alındığı toplantıya CHP katılmadı. Parti, komisyondaki çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı ancak İmralı’ya gönderilecek heyette yer almayı reddetti. DP ise bir adım ileri giderek komisyondan tamamen çekildi. Böylece sürecin siyasi sahipliği daha çok AK Parti ve destek veren diğer partilere kalmış oldu.
Toplantıya başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş “Bundan sonraki sürecin kritik başlıkları açık şekilde konuşulacak” diyerek kapalı oturum talep etti. Basına açık bölümde ise parti temsilcileri kendi pozisyonlarını net biçimde ortaya koydu.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, partinin “Terörsüz Türkiye vizyonuna desteğinin sürdüğünü” vurgularken, İmralı’ya heyet gönderilmesine karşı çıktı. Emir ayrıca dikkat çeken bir öneride bulunarak, teknik imkânlar kullanılarak Abdullah Öcalan’ın komisyonda online görüşmeye katılabileceğini söyledi. Bu çıkış, hem sürecin yöntemine hem de siyasi tartışmanın seyrine yeni bir boyut ekledi.
Meclis’teki tablo şu: Siyasi partilerin büyük bölümü sürece mesafeli ya da temkinli yaklaşırken, komisyon kararı doğrudan AK Parti ağırlığıyla şekilleniyor. İmralı’ya gidilecek olması, önümüzdeki günlerde yeni tartışmaların kapısını aralayacak. Sadece güvenlik boyutu değil, sürecin siyasi meşruiyeti, toplumsal algısı ve partilerin konumlanışı da Ankara’da daha keskin bir gündeme dönüşmüş durumda.




