• İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun “371 hakemin bahis hesabı bulunduğu” yönündeki açıklamasını doğruladı.
• Savcılık, yasa dışı bahis soruşturmasının aylar önce başlatıldığını resmen açıkladı.
• Önümüzdeki günlerde soruşturmada adı geçen hakemlerin isimlerinin kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Türkiye futbolunda gündemi sarsan “hakemler ve bahis” iddiaları resmiyet kazandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun sabah saatlerinde yaptığı açıklamaların ardından, konuyla ilgili adli soruşturmanın 2025 Nisan ayında başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, yasa dışı bahisle mücadelede “kararlı bir şekilde” yürütülen çalışmaların sürdüğü ve bazı hakemlerle ilgili somut bulgulara ulaşıldığı belirtildi.
Savcılık, Hacıosmanoğlu’nun “371 hakemin bahis hesabı bulundu, 152’si aktif olarak bahis oynadı” açıklamasının ardından kamuoyundaki bilgi kirliliğini önlemek için bu bilgilendirmeyi yapma gereği duyduğunu ifade etti. Böylece TFF Başkanı’nın sabahki sözleri, adli makamlarca da teyit edilmiş oldu.
Başsavcılık açıklamasında, yasa dışı bahis faaliyetlerinin yalnızca hakemlerle sınırlı olmadığı, bahis çeteleriyle bağlantılı kişilere yönelik soruşturmaların da Antalya ve İstanbul merkezli olarak sürdüğü bilgisine yer verildi. Özellikle futbol maçlarını yöneten hakemlerin bir kısmının bahis oynadığına dair somut deliller elde edildiği vurgulandı.
Soruşturma, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, MASAK ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ilgili birimlerinden alınan veri ve kayıtlarla yürütülüyor. Savcılığın açıklamasına göre, bahis hesaplarının tespiti sırasında uluslararası veri paylaşımı da kullanıldı.
Bu gelişme, Türkiye futbol tarihinin en kapsamlı “etik ve disiplin” soruşturmalarından biri olarak görülüyor. TFF yönetimi ve MHK’nin önümüzdeki günlerde yapılacak toplantılarında, adı geçen hakemlerin görevden uzaklaştırılmasına dair adımların ele alınması bekleniyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu açıklaması, Hacıosmanoğlu’nun iddialarının “politik ya da kişisel” değil, kurumsal ve adli temele dayandığını gösteriyor. Türk futbolu açısından bu süreç sadece bir “bahis skandalı” değil, aynı zamanda hakem sisteminin güvenilirliği ve TFF’nin kurumsal itibarı için de bir dönüm noktası olabilir.
Önümüzdeki günlerde isimlerin açıklanması ve dosyanın genişletilmesiyle birlikte, Türkiye futbolunun en üst kademelerine uzanan yeni bir yargı süreci başlayabilir.




