• TÜFE aylık ortalama %2’nin üzerinde kalmaya devam ediyor; kur etkisiyle temel mallar sınırlı kalsa da hizmet ve gıdada katılık güçlü.
• Enerji enflasyonunda geçen yıla göre belirgin bir iyileşme görülmezken, kira ve diğer hizmetlerde uyarlama çok yavaş ilerliyor.
• 2026 yıl sonu %16 hedefi tartışılırken, büyümeden verilecek tavizin boyutu (fedakârlık oranı) en kritik belirsizlik olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin 2026 yıl sonu için belirlediği %16 enflasyon hedefi, son veriler ışığında ciddi sınamalar içeriyor. Akbank’ın grafiklerine göre, 2023’ün ikinci yarısında zirve yapan aylık %5,7’lik TÜFE katkısı düşüş eğilimi gösterse de, 2025’in ikinci yarısında dahi mevsimsellikten arındırılmış aylık ortalamanın %2,5 civarında seyrettiği görülüyor. Bu düzey, fiyat istikrarına ulaşmak için daha keskin bir dezenflasyon sürecinin gerektiğine işaret ediyor.

Katılığın en belirgin olduğu alan hizmetler ve gıda. Kira, eğitim, sağlık gibi kalemlerde fiyat uyarlamaları oldukça yavaş ilerliyor. Gıdada ise hem iç talep hem de tarımsal arz şokları fiyat yapışkanlığını artırıyor. Enerji fiyatlarında anlamlı bir iyileşme olmaması, dış kırılganlıkları canlı tutuyor. Temel mallarda kur kanalının baskısı hissedilse de, kalıcı enflasyon eğilimini kırmaya yetmiyor.
Politika yapıcılar açısından asıl soru, bu düzeyde katılığı kırmak için ne kadar büyümeden feragat edileceği. Fedakârlık oranının yükselmesi, 2026 hedefini salt para politikasıyla değil, yapısal adımlar ve arz yönlü politikalarla desteklemenin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor.




