• Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir parfüm deposunda çıkan yangında 6 işçi yaşamını yitirdi; ölenler arasında 16 ve 17 yaşında çocuk işçiler bulunuyor.
• Söz konusu işyeri için 16 Aralık 2024 tarihinde verilen bir CİMER şikâyetinde “ismi levhası olmayan iş yerinde kadınlar ve çocuklar sigortasız çalışıyor, iş güvenliği yok, yemek parasını 70 lira karşılığı kendiniz yiyin denerek tehdit ediliyor” ifadesi yer alıyor.
• Şikâyetlere rağmen gerekli denetimlerin yapılmadığı iddiaları artarken, olay “göz göre göre gelen işçi ölümleri” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Yangın ve Öncesi
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, sabah saatlerinde bir parfüm dolum/depolama tesisinde yangın çıktı. İtfaiye ekipleri müdahale etti, ancak kurumsal iş güvenliği önlemlerinin eksikliği nedeniyle içeride bulunan işçiler çıkamayarak hayatlarını kaybetti. Yangında 6 kişi ölürken ölenler arasında iki çocuk işçi (16 ve 17 yaş) yer alıyor.
Önceden yapılmış şikâyetler:
– 16 Aralık 2024 tarihli CİMER başvurusunda, bu işyerinin “ismi levhası olmayan”, “yaklaşık 15 çalışanı olan” ve “çoğu kadın ve çocuk, sigortasız, iş güvenliği yok” bir işyeri olduğu belirtilmiş.
– Mahalle muhtarı ve vatandaşlar da binanın ruhsatsız veya levhasız şekilde çalıştığını, kimyasal madde giriş çıkışının olduğu halde gerekli yetkili kurumların yeterli denetim yapmadığını dile getirmiş.
Kurumsal Gözetim ve Eksikler
Olay sonrası kamuoyunda yoğun şekilde yöneltilen sorular:
- Denetim kurumları, işyerinin şikâyet konusu olduğu dönemde neden çocuk işçi çalıştırma, sigortasız çalışma ve iş güvenliği eksikliği iddialarına yönelik yeterli denetim yapmadı?
- O işyerinin hemen yanındaki binada bir de İŞKUR hizmet merkezi bulunuyor; kurumların bu odağa yönelik risk izleme kapasitesi neden kullanılmadı?
- Çocuk işçi çalıştırma, ücretin düşük olması (örneğin günlük 70 lira yemek parası), iş güvenliği önlemlerinin alınmamış olması gibi ciddi ihlaller şikâyet edilmiş. Bu yakıcı sorunlar “ölümle sonuçlanmadan önce” neden önlemlenmedi?
Bu facia, Türkiye işgücü piyasasında “güvencesiz iş”, “çocuk işçi çalıştırma” ve “iş güvenliği ihlalleri” gibi kronik sorunların hâlâ ciddi biçimde çözümlenmediğini gösteriyor.
Özellikle ekonomi açısından:
- İşveren maliyetlerini düşürme baskısı altında, çocuk işçi ve kayıt dışı çalışma ile riskli operasyonlara yönelmek yeniden canlanıyor.
- Devletin denetim mekanizmalarının şikâyet üzerine harekete geçmemesi, kurumsal güven ve işçi koruma sistemleri açısından büyük bir zafiyet teşkil ediyor.
- Bu tür olaylar, sadece “insan kaybı” değil; uzun vadede işgücü verimliliği, yeni yatırım algısı ve iş güvenliği maliyetleri açısından da negatif sinyal yayıyor.
Dilovası’nda yaşanan bu trajedi, önceden defalarca şikâyeti yapılmış bir işyerinde gerçekleşti. Çocuk işçiler, sigortasız çalışma, iş güvenliği eksikliği gibi şikâyetlerin üzerine gidilmemesi sonucu hayatlarını kaybetti. Devletin koruyucu işlevinin bu kadar açık ihmal edildiği bir vaka, yalnızca yerel değil, ülke çapında işçi hakları ve denetim sistemleri açısından köklü bir gözden geçirmeyi kaçınılmaz kılıyor.




