📌 Temkinli İyimserlik + Belirsiz Beklenti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, temmuz ayının en kritik verisi açıklanmadan hemen önce önemli sinyaller verdi: Hem yıl sonu enflasyon beklentisi hem de ÖTV güncellemesi konusunda “karar süreci henüz tamamlanmadı” vurgusu yaptı. Piyasalar bu açıklamayı “yumuşak yönlendirme” olarak okudu.
🔍 Yıl Sonu Enflasyon: %20’li Rakamlar Masada
Yılmaz, mevcut ekonomik programın korunduğunu ve dezenflasyonist sürecin başladığını vurgularken, yıl sonunda enflasyonun %20’li seviyelere düşmesini beklediklerini belirtti. Bu tahmin, son aylarda hızla ivme kaybeden TÜFE’nin temmuzda da düşüş trendini sürdüreceği varsayımına dayanıyor.
→ Hatırlatmak gerekirse, Merkez Bankası son enflasyon raporunda yıl sonu hedefini %38’den %42’ye çekmişti. Yılmaz’ın %20’li tahmini, teknik analizden çok siyasi güven ve beklenti yönetimi eksenli okunuyor.
📈 ÖTV Zammı: Son Karar TÜFE Sonrası
Kamuoyunun en yakından takip ettiği konulardan biri olan ÖTV artışı için Yılmaz, “Henüz karar verilmiş değil” dedi. Bu açıklama, temmuzda TÜFE’ye endeksli yapılması beklenen otomatik ÖTV güncellemesinin halen askıda olduğunu gösteriyor.
→ Yarın açıklanacak enflasyon verisi sonrası ekonomi yönetimi içinde son bir değerlendirme yapılacak. Bu, teknik değil politik bir karar sürecinin işlediğine işaret ediyor.
→ Özellikle akaryakıt, tütün ve alkollü içkilerde yapılacak artışın hem vergisel gelir hem sosyal tepki dengesi açısından hassas bir dosya olduğu biliniyor.
💬 BSEkonomi Notu:
- Yılmaz’ın açıklamaları, dezenflasyon sürecine olan politik inancın sürdüğünü gösteriyor. Ancak bu iyimserliğin, henüz somut maliyetlere dönüşmemiş olması dikkat çekici.
- ÖTV mesajı, piyasaya “bir gün daha izleyin” çağrısı gibi. Kararın gecikmesi, özellikle büyük tüccar ve distribütör gruplarında bekletilen stokların ne zaman piyasaya sürüleceği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
🎯 Sonuç:
Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, temmuz ayı için piyasa fiyatlamasını doğrudan etkileyebilecek iki başlıkta (enflasyon ve ÖTV) belirsizliği sürdürdü. Kararlar veriye bağlanacak ancak nihai kararlar, teknikten çok siyasi zeminde şekilleniyor. Bu da temmuzun ikinci haftasında hem fiyat geçişkenliği hem kamu gelir stratejisi açısından yoğun gündem anlamına geliyor.




