Black Swan Finans Logo
Ana SayfaEkonomiBüyüme ve kredibilite arasındaki...

Büyüme ve kredibilite arasındaki yol ayrımı

spot_img
spot_imgspot_img

Küresel yavaşlama endişeleri ile Türkiye’nin dış borç stoku azalıyor…

TCMB verilerine göre Eylül 2018 sonu itibarıyla toplam dış borç stoku 448,45 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Finans dışı sektörün dış borç yükü finans sektörünü geçti…

Mart 2015’ten Eylül 2018 sonuna kadar finans dışı sektörün dış borç stoku içindeki payı artarken finans sektörünün payı azalıyor öyle ki Eylül 2018 sonunda finans sektörünün toplam dış borcu 128,1 milyar dolar iken finans dışı sektörün dış borcu 160,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Aşağıdaki grafiği dikkate aldığımızda; 2008 Finansal Krizin ardından özellikle ABD, Avrupa, İngiltere ve Japonya merkez bankalarının yürüttüğü düşük faiz politikasıyla birlikte özel sektör dış borçlanmasını artırırken finans dışı sektörün toplam dış borç içindeki payı finans sektörünün üzerine çıktı.

Düşük maliyetli dış borçlanma imkânı finans dışı şirketlerin yurtdışından borçlanmasını cazip hale getirirken ekonomik büyüme 2016 yılı 3. çeyreğine kadar gücünü korumuş, 2017 yılında aktif olarak devreye giren Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) katkısıyla artan iç talep finans dışı sektörün yurt dışından borçlanmasını hızlandırmıştı. Ancak 2017 yılının son çeyreğinde KGF’nin sonlanması ve 2018 ile birlikte ABD’den esen sert korumacılık rüzgarlarının yanı sıra AB ve ABD ile olan siyasi gerginliklere ek olarak yüksek özel sektör dış borç ve yüksek cari işlemler açığına sahip Türkiye ekonomisinin kırılganlığına yönelik yorumlar Ağustos 2018’de TL’de sert değer kaybına sebep olmuş, daralan iç talebe bağlı olarak arka arkaya ekonomik yavaşlama görülmüştür. 2018 yılının son çeyreğinde ise GSYH’de sert bir daralma bekliyoruz.

Yukarıdaki grafikte görüldüğü üzere, küresel büyümeye yönelik endişelerle birlikte Türkiye’de daralan iç talebe bağlı olarak 2018 yılının 2. ve 3. çeyreklerinde finans dışı sektörün yurt dışı borç stokunda azalma var.

Dış borç yükü azalırken Türk bankacılık sektörünün takipteki alacaklar yükü artıyor…

Bankacılık sektörünün takipteki krediler hacminde Ağustos 2018’den bu yana sert bir artış yaşanıyor. Brüt takipteki alacaklar hacmi Şubat 2019 itibarıyla 100,6 milyar TL seviyesine yükselmiş durumda.

Benzer olarak bankacılık sisteminin vadesi geçmiş alacaklarının toplam kredilere oranı (takipteki alacaklar rasyosu) 18 Ocak itibarıyla %4,41 seviyesinde bulunuyor.

2008 Finansal Krizinin ardından 2009 yılında %6,20 seviyesine kadar yükselen takipteki alacaklar rasyosunun 2005’ten bu yana ortalaması ise 3,85 seviyesinde bulunuyor.

S&P kredi riskinde artışa işaret ederken Türkiye Bankalar Birliği’nden “kredinin ilk verildiği tarihe göre kredibilitesinde kısmen azalma olabileceği” değerlendirmesi geldi…

Özellikle finans dışı sektörün artan dış borç yükünü mercek altına alan kredi derecelendirme kuruluşu S&P Türk Lirası’nın önümüzdeki üç yıl boyunca istikrarlı bir şekilde değer kaybedeceğini ve takipteki alacaklar rasyosunun önümüzdeki 12 ayda ikiye katlanarak %8 düzeyine yükseleceğini tahmin ediyor. S&P, takipteki ve yeniden yapılandırılan kredilerden oluşan sorunlu kredi oranının yaklaşık %10-15 aralığında olduğunu tahmin ediyor. Bankalar Birliği ise S&P’ye yönelik olarak yazılı bir açıklama ile “…ileriye yönelik yapılan tahminler ve hesaplamalara göre ikinci grupta, yakın izlemedeki kredilerin tamamının sorunlu hale geleceğine ilişkin değerlendirme doğru değildir. Ülkemiz realitesi ile de uyuşmamaktadır” değerlendirmesine yer vermiştir.

Bankaların riskli varlıklarına karşılık ayırması gereken sermaye miktarının hesaplanmasında kullanılan sermaye yeterlilik rasyosuna ilişkin olarak Bankalar Birliği’nin Ekim 2018 tarihli “Uluslararası Karşılaştırmalar İtibariyle Bankacılık Sektörü” raporunda yer alan ve aşağıya kopyaladığımız karşılaştırmalı sermaye yeterlilik rasyosu grafiğine göre Türkiye bankacılık sektörü riskli bir resim ortaya koymuyor.

Nitekim asgari sermaye yeterlilik oranı %8 iken Türkiye bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı Aralık 2018 itibarıyla %17,3 seviyesinde bulunmaktadır.

GSYH büyümesi ve takipteki alacaklar arasındaki korelasyon ters yönlü…

Bankacılık sektörü gücünü korusa da büyüme dinamikleri ile bankaların takipteki alacakları rasyosu arasında yakın bir ilişki olduğunu görüyoruz. Aşağıdaki grafikte de görüleceği gibi tarihsel veriler GSYH büyümesinde yavaşlama olduğu zaman takipteki alacakların arttığını, GSYH’de büyüme olduğu dönemlerde de takipteki alacaklar oranının düşmektedir.

2019’da Türkiye ekonomisinin daralacağı beklentisi takipteki alacaklarda artış getirecek…

Dolayısıyla 2019 yılı için %0,5 daralma öngören S&P’nin bankaların kredi profiline yönelik endişelerine katılıyoruz. Yılın ikinci yarısında enflasyon dinamiklerinde kalıcı iyileşmenin TCMB’ye faiz düşürmek için imkân sağlayacağı, paralelinde iç talebin artacağı ve büyüme dinamiklerinin yukarı döneceği ihtimalinde S&P’nin Ağustos ayındaki Türkiye değerlendirmesinde daha az endişe tonu duyma konusunda şüpheliyiz çünkü iç talepte olası bir artış ithalatta artış getireceğinden cari açık problemine yönelik söylemleri duyma ihtimalimiz artacaktır. Eklemekte fayda var, olası bir siyasi belirsizlik Türk Lirası’nda sert değer kayıpları yaşanmasına sebep olabilir ki bu da büyüme dinamiklerini aşağı çekecektir.

Fed’in faiz artırım belirsizliği dış borç maliyetlerinde artış demek…

Buna ek olarak Fed’in faiz artırım konusunda beklemede kalacağı ihtimali Fed Başkanı Powell’in dile getirdiği gibi yüksek görünmüyor. Ocak ayı Fed para politikası toplantı tutanaklarında belirtildiği gibi Fed üyelerinin faiz değişikliğine yönelik olarak görüş birliği ortaya koymamaları ekonomik verilerin güçlü gelmesi halinde faiz artırımının görünenden uzak olmayabileceğine işaret etti. Diğer bir deyişle Fed’in faiz artırımlarına devam etmesi Türk şirketlerinin borç alma ve döndürme maliyetlerini yukarı çekecek bir gelişme olacak.

Dönüp dolaşıp tekrar güven algısına geliyoruz…

TÜİK’in yayınladığı Tüketici Güven Endeksi Şubat ayında 57,9 seviyesine gerileyerek 2008 yılı sonu seviyelerine düştü. İşsizlik oranının %12,3 seviyesine yükseldiği, yüksek üretim maliyetlerinin çıktı fiyatlarında aşağı yönü sınırladığı, artan temel ihtiyaç maliyetleri sebebiyle yaşam şartlarının giderek zorlaştığı mevcut durumda sürdürülebilir büyümeyi getirecek yapısal reformların arka planda tutulması kısa ve orta vadeye dair bir umut ışığı vermiyor. 31 Mart seçimleri güven algısında kısa süreli bir iyileşme getirebilir ancak TL’deki seyir ve yapısal reformlara yönelik haberler S&P’nin endişelerinde haklı veya haksız olduğunu gösterecek.

Dr. Fulya Gürbüz

spot_img

Most Popular

More from Author

Fonlar Tasfiye Süreci Açıklaması Geldi. 17 Eylül SPK Bülteni 2026/61 Yayımlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül 2026 tarihli kararı kapsamında Tera Portföy'ün...

Tera Grubundan Pusula Holding Açıklaması

Tera Grubu, Pusula Finans Holding ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki...

SPK’dan Fiili Dolaşım ve Koordineli İşlem Eleştirilerini Giderecek Çalışma Geldi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği...

Avrupa’da Doğalgaz Fiyatları Yeniden Üç Yılın Zirvesinde

Referans vadeli işlem kondratları, cuma gününden bu yana yüzde 8’in üzerinde...

Read Now

Fonlar Tasfiye Süreci Açıklaması Geldi. 17 Eylül SPK Bülteni 2026/61 Yayımlanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül 2026 tarihli kararı kapsamında Tera Portföy'ün beş yatırım fonunda TEFAS alım-satım işlemleri geçici olarak durdurulurken, bu fonlar için Kurul tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde tasfiye süreci öngörüldü. Tera Portföy, sürecin yatırımcıların hak ve menfaatleri en üst düzeyde korunarak, düzenleyici kurumlarla tam iş birliği...

Tera Grubundan Pusula Holding Açıklaması

Tera Grubu, Pusula Finans Holding ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki payların devrine ilişkin sürecin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını açıkladı. Tera, Pusula Portföy tarafından yönetilen yatırım fonlarının yönetim ve sorumluluğunun henüz kendilerine geçmediğini bildirdi. Tera Grubu, Pusula Finans Holding A.Ş. ve hissedarlarının sahip olduğu bağlı şirketlerdeki payların...

SPK’dan Fiili Dolaşım ve Koordineli İşlem Eleştirilerini Giderecek Çalışma Geldi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırının yüzde 3 olmasına karar verdi. SPK, fiili dolaşım oranı ve pay sahipliğine ilişkin kararlarını açıkladı. Buna göre, 11 Eylül 2026 gün sonundan itibaren kurul, borsada işlem gören ihraççıların sermayesindeki pay sahipliği bildirim yükümlülük sınırının yüzde...

Avrupa’da Doğalgaz Fiyatları Yeniden Üç Yılın Zirvesinde

Referans vadeli işlem kondratları, cuma gününden bu yana yüzde 8’in üzerinde değer kazanarak Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. ABD Donanması’na ait bir savaş gemisine yönelik iki saldırı girişimine misilleme olarak ABD’nin İran’a ait ham petrol tankerlerini vurmasının ardından petrol fiyatları da yükseldi ve varil...

Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete’de yayımlandı

Türkiye ekonomisinin üç yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve 2027-2029 dönemini kapsayan OVP ile temel ekonomik büyüklükler ve hedefler belirlendi. Buna göre büyüme için...

Enflasyon Rakamları Açıklandı.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,57 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 olarak kayıtlara geçti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustosta 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında tüketici fiyatları...

SPK Yatırım Fonlarında Önemli Değişikliklere Gitti.

Spk Yatırım fonlarında önemli değişikliklere gitti. 28 Ağustos 2026 tarihli yeni rehberde özellikle para piyasası fonları ve serbest fonlar tarafında dikkat çekici düzenlemeler var. Rehbere ulaşmak için tıklayınız.

Avrupa’da doğal gaz fiyatı düşük stok ve arz kesintileri endişesiyle yüzde 4,7 arttı.

Avrupa'da eylül vadeli doğal gaz kontratlarının fiyatı, düşük stoklar ve arz kesintisi endişesiyle dünkü kapanışa göre yüzde 4,7 artarak megavatsaat başına 68,9 avroya yükseldi. Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören eylül vadeli kontratlarda doğal gazın megavatsaat fiyatı cuma günü...

HİSSE SİZDEN YORUM BİZDEN

-HİSSE SİZDEN YORUM BİZDEN BS Ekonomi — 41 Hisse Ligi 17 Ağustos 2026 yayını için #Hisse1 Ay MomentumKurum hedefi / konsensusAL / Pozitif kurumMomentumArtunç Notu1ASTOR🟢 Güçlü trend/konsolidasyonOrt. 410,7 / Max 452,65/6 AL🟢9.52TCELL🟡 DüzeltmeOrt. 161,5 / Max 18816 pozitif/22🟡9.43MGROS🔴 ≈-%10,6≈912 / Max 1.057Çok güçlü konsensus🔴→🟡9.24ASELS🟡 Ana trend güçlü≈400+ bandıKurum ilgisi yüksek🟢9.15EKGYO🟡≈32,6AL...

Bugün (12 Ağustos) MSCI’nin Ağustos 2026 Endeks Gözden Geçirme (August Index Review) sonuçlarını açıklaması planlanıyor. MSCI’nin resmi takvimine göre duyuru 12 Ağustos günü, Avrupa...

Türkiye açısından dikkat edilmesi gerekenler: Bugünkü açıklama esas olarak endekslere giriş-çıkışlar (MSCI Standard, Small Cap vb.) ile ilgili olacak. Haziran ayındaki yıllık piyasa sınıflandırma raporunda MSCI, Türkiye için yatırımcıların dile getirdiği şeffaflık ve serbest dolaşım (free float) hesaplamaları konularında SPK'nın attığı adımları not etmişti. Ancak MSCI, Kasım 2026 Endeks Gözden...

SPK’dan Kritik Açıklama: Yatırım Fonları Düzenlemesi Henüz Tamamlanmadı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son günlerde sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında dolaşan "Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Taslağı tamamlandı, yürürlük tarihi belirlendi" iddialarını resmen yalanladı. SPK'nın yayımladığı 1 Ağustos 2026 tarihli basın duyurusunda, çalışmaların halen devam ettiği, kamuoyunda yer alan tarih ve içerik iddialarının gerçeği yansıtmadığı açık şekilde...