Black Swan Finans Logo
Ana SayfaEkonomiBüyüme Rakamları ve Prof.Dr....

Büyüme Rakamları ve Prof.Dr. Ali Hakan Kara’nın Yorumu

spot_img
spot_imgspot_img

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 4,8 büyüdü. Rakam, başlıkta etkileyici; fakat büyümenin bileşenleri ve ileriye dönük sinyaller aynı ölçüde iç rahatlatmıyor. İstanbul Sanayi Odası’nın sektör bazlı PMI görünümü ve TÜİK’in reel mal-hizmet ihracatı grafiği birlikte okunduğunda, üretim ve dış talep kanalında alarm veren bir tablo var. Kısacası, “büyüme var ama niteliği tartışmalı.”

Neden “kıpkırmızı” PMI önemli?

İSO ve S&P Global’in yayımladığı Sektörel PMI Genel Bakış tablosu Mart–Ağustos 2025 dönemini kapsıyor. Eşik değer 50’nin altı daralma, üstü genişleme demek. Tablo neredeyse baştan sona kıpkırmızı: tekstil, giyim-deri, kimyasal-plastik-kauçuk, metalik olmayan mineral ürünler, makine-metal, elektrikli-elektronik, kara-deniz taşıtları… Hepsinde art arda aylar boyunca 50’nin altına yerleşmiş kırmızı sütunlar dikkat çekiyor. Yalnızca ana metal sanayinde ve kısa süreli olarak gıdada sınırlı bir yeşil iyileşme var. Bu da bize şunu söylüyor: ikinci çeyrekteki büyüme, üretim bantlarının hızlanmasından ziyade iç talep ve hizmet kanalıyla geldi.

PMI tablosu, firmaların yeni siparişlere, üretime, istihdama ve tedarik sürelerine dair verdikleri yanıtların birleşik bir termometresi. Termometre kırmızıdayken yüksek büyüme açıklanması, ekonominin “kompozisyon” sorununun sürdüğüne işaret ediyor. Üretim ve ihracat kanalında soğuma varken iç talep destekli büyüme, sürdürülebilirlik açısından riskli.

“İhracat uçtu” söylemiyle grafiğin anlattıkları çelişiyor

TÜİK’in Mal ve Hizmet İhracatı (reel, 2009=100) grafiği, 2022’de 235’lerin görüldüğü seviyelerden 2025’te 220’nin altına sarkan dalgalı ama aşağı eğimli bir patikayı resmediyor. Bu seri mevsimsel ve fiyat etkilerinden arındırılmış olduğundan, “miktar” anlamında dış satımın performansını daha doğru gösterir. Grafiğin söylediği açık: piyasada dillendirilen “ihracat uçuyor” söylemi veriyle uyuşmuyor. Dış talep katkısı üç çeyrektir negatife dönerken, ithalatın daha hızlı arttığı bir dönemde tüketim-yoğun büyüme kalıcı bir çıkış rotası çizmez.

Kara’dan net uyarı: “Yağ yakalım derken kas yakıyoruz”

Eski TCMB Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara sosyal medya paylaşımında tam da bu ikilemi vurguluyor ve çözüm paketi sunuyor. Paylaşımın tamamını, aynen aktarıyoruz:

Büyüme yüksek çıktığı için sevinelim mi üzülelim mi? Şahsen sürdürülebilirliği önemseyen biri olarak kaygılandım. Çünkü enflasyonla mücadele programının temel açmazı tekrar kendini gösterdi.

Büyümeden feragat etmeden enflasyonu düşürmeye çalışıyoruz. Kısa vadede yüksek faiz, sermaye girişleri ve TL’nin reel değerlenmesi ile bu mümkün gibi görünebilir…

Ancak bu süreçte kamu maliyesi, kurumsal ve yapısal iyileştirmeleri ihmal ediyoruz. Bu da faizlerin uzun süre yukarıda asılı kalmasına TL’nin daha uzun süre baskılanmasını zorunlu kılıyor.

Böyle bir politika bileşimi ile büyümenin kompozisyonu arzu edilen yönde gitmiyor, yağ yakalım derken kas yakıyoruz.

İhracat ve üretimi vururken ithalat, perakende ve hizmeti destekleyen bu strateji pek sürdürülebilir görünmüyor.

Çözüm?
Verimsiz kamu harcamalarının kısılması, adil ve kapsayıcı vergi reformu, güven artırıcı hukuki ve kurumsal düzenlemeler, hizmetlerde rekabet artırıcı önlemler, konut ve tarımda arz yönlü tedbirler ve böylelikle daha fazla faiz indirimi için alan açılması.

Bu çerçevede, ikinci çeyrek büyümesini yüksek teknoloji, inşaat ve iç talep katkısıyla okumak mümkün; fakat tablonun “kas” kısmı, yani sanayi-ihracat hattı zayıf. PMI tablosundaki kırmızı bloklar ve reel ihracat grafiğindeki iniş, Kara’nın teşhisini veriyle destekliyor.

Politika bileşimi neden böyle sonuç veriyor?

Son bir yılda uygulanan dezenflasyon stratejisinin dayanakları yüksek reel faiz, sermaye girişleri ve TL’nin reel değerlenmesi oldu. Bu, enflasyon beklentilerinin çıpalanmasına ve fiyatlama davranışlarının yavaş yavaş normalleşmesine yardımcı olabilir. Ancak aynı bileşim, kredi maliyetleri ve seçici kredi kısıtları yoluyla üretim ve ihracatçı kesim üzerinde baskı yaratıyor. Reel olarak değerlenen TL, ithalatı göreli ucuzlatırken, ihracatçı marjlarını sıkıştırıyor. Sonuçta iç talep ve hizmetler canlı kalıyor; sanayide daralma belirginleşiyor.

Bu arada, kamu maliyesinde verimsiz harcama kalemlerinin budanması, vergi sisteminde tabanı genişletip yükü daha adil dağıtan reformların yapılması ve hukuki-kurumsal güven çıpasının güçlendirilmesi geciktikçe, politika faizinin yüksek kalma süresi uzuyor. Uzayan yüksek faiz dönemi ise yatırımı pahalılaştırıp potansiyel büyüme hızını aşağı çekiyor. Bu kısır döngü, “yağ yerine kas” yaktıran mekanizma.

Sektör fotoğrafı: Daralma geniş tabanlı

PMI panelindeki kırmızı yoğunluğu, yalnızca talep zayıflığını değil aynı zamanda yeni siparişler ve ihracat siparişlerinde geri çekilmeyi de ima ediyor. Tekstil ve giyim-derideki keskin düşüş, küresel talep ve rekabetçilik baskılarını; kimya-plastik-kauçukta süregelen zayıflık, enerji maliyetlerinin ve ara malı talebindeki durgunluğun etkisini; makine-metal ve elektrikli-elektronikte görülen gerileme ise yatırım iştahındaki soğumayı yansıtıyor. Metalik olmayan minerallerdeki daralma, inşaat dışındaki talep freniyle beraber okunmalı. Otomotiv ve taşıtlar tarafında küresel tedarik zinciri normalleşmiş görünse de yurt içi finansman koşulları satış kanalını sınırlıyor.

Büyümenin bilançosu: Nitelik tartışması

İkinci çeyrek büyümesi, yılın ilk yarısında yüzde 3,6’lık ortalamayı getirirken manşet fena değil. Ancak niteliğin altını çizmek gerekiyor:

  • Net dış talebin katkısı negatif; ithalat büyümeden pay alıyor.
  • Reel ihracat endeksi düşüş eğiliminde; “ihracat uçuyor” söylemi veriyle çelişiyor.
  • Sektörel PMI kıpkırmızı; sanayi üretiminde geniş tabanlı zayıflama var.
  • İç talep ve hizmetler büyümenin ana sürükleyicisi; bu, dezenflasyonla birlikte yürütülmesi zor bir kombinasyon.

Ne yapılırsa tablo döner?

Kara’nın reçetesi politika tasarımına doğrudan temas ediyor. Verimsiz kamu harcamalarını kısma hamlesi, çıplak tasarruf değil; kaynakları üretken alanlara yöneltmeyi de içeriyor. Adil ve kapsayıcı vergi reformu, kayıt dışını daraltıp sermayeyi cezalandırmadan tabanı genişletmeyi hedeflemeli. Hukuki ve kurumsal güven başlığı, yatırım kararlarının iskonto oranını düşürür; özellikle doğrudan yabancı yatırım için belirleyici. Hizmetlerde rekabet artırıcı önlemler, fiyat-kalite dengesini düzeltir; verimlilik kazanımı yaratır. Konut ve tarımda arz yönlü tedbirler ise hem enflasyonun yapışkan kalemlerine müdahale eder hem de büyümenin tabanını genişletir. Bu adımlar atıldığında, politika faizinde alan açılır; TL’nin değerlenme baskısı azalırken ihracat-sanayi şaftı yeniden tutuşabilir.

Yol haritası: Başlığa değil, alt satıra bakın

İkinci çeyreğin manşet büyümesi sevinilecek bir haber; fakat “sevinelim mi, kaygılanalım mı?” sorusunun cevabı, alt satırları nasıl okuduğunuza bağlı. PMI tablosu kıpkırmızıysa ve reel ihracat grafiği aşağı meylettiyse, büyümenin kompozisyonu sürdürülebilir değildir. Üretim ve ihracatı güçlendirmeyen bir genişleme, geçici bir nefes aldırır ama kas dokusunu zayıflatır.

Veriler şu anda bize şunu söylüyor: dezenflasyonla birlikte büyümeyi korumak mümkün, ancak ancak yapısal adımlarla. Aksi halde yüksek faiz ve güçlü TL üzerinde daha uzun süre kalmak gerekir ki bu da sanayi-ihracat kanalını baskılar. Politika tercihleri, “yağ yakarken kas yakmayan” bir bileşime dönmeli.

Son söz

Büyümenin sevindirici yönü inkâr edilemez. Ama ekonomide kalıcı refah ve potansiyel artışı için üretim, ihracat, verimlilik ve güvenin aynı anda artması ve sürdürülebilir olması şart. Prof. Dr. Ali Hakan Kara’nın uyarısı bu yüzden kritik: “Yağ yakalım derken kas yakıyoruz.”

spot_img

Most Popular

More from Author

KRİPTO VE ALTIN NEDEN DÜŞÜYOR?

Dr. Artunç Kocabalkan, Ekonomist TV Artı Kocabalkan YouTube kanalında gerçekleştirdiği sabah...

SAVAŞ MANİPÜLASYONU VE SWAP RÜYASI

Dr. Artunç Kocabalkan, sabah yayınında swap hattı iddialarından Türkiye’nin büyüme verilerine...

DIŞARIDA SAVAŞ ETKİLERİ, İÇERİDE ENFLASYON

• BSEkonomi’nin “Piyasa Masası” programında Dr. Artunç Kocabalkan ve Fiba Yatırım...

PETROL VE ALTIN ÇOK TEHLİKELİ BİR DÖNEMEÇTE

Dr. Artunç Kocabalkan, sabah gündem değerlendirme yayınında Türkiye siyaseti, petrol fiyatları,...

Read Now

KRİPTO VE ALTIN NEDEN DÜŞÜYOR?

Dr. Artunç Kocabalkan, Ekonomist TV Artı Kocabalkan YouTube kanalında gerçekleştirdiği sabah yayınında son dönemde yatırımcıların gündeminde yer alan "Kripto ve altın neden düşüyor?" sorusuna kapsamlı yanıt verdi. https://www.youtube.com/watch?v=4YK8ASNgq3E Yayında Bitcoin ve altın piyasalarındaki geri çekilmenin arkasında ABD'de büyüyen halka arz dalgasının bulunduğunu savunan Kocabalkan, özellikle SpaceX, OpenAI ve yapay...

SAVAŞ MANİPÜLASYONU VE SWAP RÜYASI

Dr. Artunç Kocabalkan, sabah yayınında swap hattı iddialarından Türkiye’nin büyüme verilerine kadar küresel piyasaları etkileyen kritik başlıkları değerlendirecek. Yayında özellikle ABD’nin Türkiye’ye Arjantin benzeri bir swap hattı açabileceği yönündeki senaryolar ile Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin piyasalara etkisi ele alınacak. İran-ABD görüşmelerindeki son durum, Hürmüz Boğazı riski ve...

DIŞARIDA SAVAŞ ETKİLERİ, İÇERİDE ENFLASYON

• BSEkonomi’nin “Piyasa Masası” programında Dr. Artunç Kocabalkan ve Fiba Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci, küresel savaş risklerinin ekonomiye etkilerini ve Türkiye’de enflasyon görünümünü değerlendirecek. https://www.youtube.com/watch?v=wjKHRR3R1CQ • Yayında İran-ABD görüşmeleri, Orta Doğu’da yükselen jeopolitik gerilim, petrol fiyatları, Fed politikaları ve Türkiye piyasalarının görünümü masaya yatırılacak. • Program, 2 Haziran...

PETROL VE ALTIN ÇOK TEHLİKELİ BİR DÖNEMEÇTE

Dr. Artunç Kocabalkan, sabah gündem değerlendirme yayınında Türkiye siyaseti, petrol fiyatları, İran savaşı, ABD borsaları, altın, Bitcoin ve küresel piyasalara ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. https://www.youtube.com/watch?v=s7_4700ibTs Kocabalkan, önümüzdeki haftalarda piyasalardaki en önemli göstergenin petrol fiyatları olacağını belirtirken, İran savaşının sona erdiğine yönelik iyimserliğin piyasalarda tam olarak karşılık bulmadığını söyledi. Türkiye’de...

İNANMADIĞIN RALLİDEN NASIL PARA KAZANILIR ?

• Dr. Artunç Kocabalkan, küresel sistemin Trump sonrası dönemde yeniden şekillendiğini ve enerji güvenliğinin jeopolitiğin merkezine yerleştiğini söyledi.• İsrail–İran hattındaki gerilimin tamamen sona ermediğini belirten Kocabalkan, petrol fiyatlarının küresel piyasalar için kritik risk başlığı olmaya devam ettiğini vurguladı.• ABD borsalarındaki yükselişi değerlendiren Kocabalkan, yatırımcı psikolojisi ve risk...

Erdoğan, İran Savaşı ve Yeni Küresel Düzen: Türkiye’nin Jeopolitik Gücü Ekonomik Güce Dönüşecek mi?

The Telegraph ın ilgili yazısından alıntı . İran-İsrail savaşı başladığında dünya finans piyasalarının dikkati petrol fiyatlarına, Hürmüz Boğazı’na ve Amerikan bombardıman uçaklarına çevrilmişti. Ancak küresel jeopolitiğin temel kuralı değişmedi: Büyük krizler yaşanırken en önemli gelişmeler çoğu zaman başka yerlerde olur. Bu kez o yer Ankara olabilir. İngiliz basınında yayımlanan dikkat...

TÜRKİYE VE DÜNYADA GÜNDEM HIZLANDI! PİYASALARDA YÖN NE OLUR?

• Küresel piyasalarda İran-ABD gerilimi, enerji fiyatları ve tahvil faizleri yeniden gündemin merkezine yerleşti.• Borsa İstanbul'da yön arayışı sürerken yatırımcılar hem içeride ekonomi yönetiminin adımlarını hem de dışarıdaki jeopolitik riskleri yakından izliyor.• Dr. Artunç Kocabalkan ve Dr. Tuğberk Çitilci, 25 Mayıs Pazartesi günü saat 10.30'da Piyasa Masası...

Ankara’dan Gelen Karar, Londra’daki Sunumları Gölgeledi: Türkiye Yeniden Politik Risk Fiyatlamasına mı Giriyor?

CHP’de Mutlak Butlan Kararı Piyasaları Nasıl Etkiledi? Ankara mahkemesinin CHP kurultayını “mutlak butlan” gerekçesiyle geçersiz sayması yalnızca iç siyasette yeni bir kırılma yaratmadı; aynı zamanda Türkiye’nin son iki yıldır inşa etmeye çalıştığı ekonomik normalleşme hikâyesini de küresel yatırımcı nezdinde yeniden tartışmalı hale getirdi. Kararın zamanlaması özellikle dikkat çekiciydi:...

Şimşek Programı Siyasi Duvara mı Çarpıyor?

Türkiye piyasaları son iki yıldır alışılmadık bir hikâyeye yatırım yapıyordu: yüksek enflasyonlu, kırılgan rezervli ve ağır dış finansman ihtiyacı bulunan bir ekonominin, ortodoks politikalara dönüş sayesinde yeniden uluslararası sermaye ile barışabileceği fikrine. Bu hikâyenin merkezinde ise Mehmet Şimşek vardı. 2023 sonrası dönemde Türkiye, klasik Erdoğan ekonomisinden kontrollü bir geri...

TRUMP–ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ, İRAN DİPLOMASİSİ VE PİYASALARDA YENİ DÖNEM

Ekonomist TV yayınında Dr. Artunç Kocabalkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen görüşmenin jeopolitik ve ekonomik etkilerini değerlendirdi. NATO Zirvesi öncesinde gerçekleşen temasın Türkiye, Avrupa, Rusya ve Orta Doğu dengeleri açısından kritik bir döneme işaret ettiğini belirten Kocabalkan, İran ile yürütülen diplomasi...

Bayram Öncesi Dikkat Çeken Demo İşlem Performansı

Dr. Artunç Kocabalkan Global Piyasalar grubunda paylaşılan eğitim amaçlı demo işlem performansı verileri, Kurban Bayramı öncesinde piyasalarda kısa vadeli işlem stratejilerine yönelik ilgiyi yeniden artırdı. Paylaşılan verilere göre gerçekleştirilen 39 örnek/demo işlemin 27’si pozitif sonuçlanırken, toplam eğitim amaçlı demo işlem performansının 11.924,36 dolar (543.710,27 TL) seviyesine ulaştığı...

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak bağımsızlık mücadelesini başlattığı bu anlamlı gün; milletimizin iradesini, gençliğe duyduğu güveni ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini simgelemektedir. BSEkonomi.com ailesi olarak, başta gençlerimiz olmak üzere tüm Türk milletinin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve...