- Serbest fonlar, Türkiye finansal sisteminde artık yatırım fonlarının neredeyse yarısını oluşturuyor.
- Ancak fonlardaki “tek hisse” yoğunluğu ve yapay fiyat oluşumları, piyasada sistemik risk sinyali veriyor.
- Mehmet Gerz: “Yapay fiyat oluşturmak suçun ötesinde bir faciaya davetiye çıkarıyor.”
Gerz Uyardı: Yapay Fiyat Oluşumu Büyük Bir Faciaya Davet
Osmanlı Portföy CEO’su Mehmet Gerz, Capital dergisindeki köşe yazısında serbest fonlardaki yapısal bozulmalara dikkat çekti. Gerz, özellikle son dönemde artan yapay fiyat oluşumlarının piyasayı tehdit eder hale geldiğini belirterek, “Borsada yapay fiyat oluşturmak ve fonları buna alet etmek suç olmanın ötesinde büyük bir faciaya davetiye çıkarmaktır” dedi.
Gerz’e göre, serbest fonların sayısı hızla artsa da, kullanım şekli ve yatırımcı profili ciddi soru işaretleri yaratıyor. Fonların yaklaşık yüzde 55’inden fazlası tek bir kişinin elinde ve bu durum, fonların piyasayı yönlendirme potansiyelini artırıyor.
Yazar, “Aklı başında piyasa paydaşlarının buna yeterince ses çıkartmaması, biz Türklere özgü ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ tutumudur” diyerek, sektörün sessizliğini de eleştirdi.
Düzenleyici otoritelere açık uyarı
Gerz, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul’a da dolaylı bir çağrı yaptı:
“Umarım harekete geçmekte geç kalan düzenleyici otorite, sonradan bunu telafi etmeye çalışırken kantarın topuzunu kaçırıp yanlış tedbirler almaz.”
Yazıda, serbest fonların mevcut haliyle “tek hisse sınırı olmayan, yüksek riskli yatırım araçlarına dönüşmeye başladığı” da vurgulandı. Bu fonlar nitelikli yatırımcılar için kurulduğu halde, yüksek kaldıraç ve düşük denetimle fon yöneticilerinin manipülasyona açık alanlar yaratabildiği uyarısı yapıldı.
Gerz ayrıca Türk hanehalkı tasarruflarının giderek finansal sistem dışına kaydığını, 950 milyar dolarlık bir finansal varlık içinde 500 milyar doların “yastık altı”nda bulunduğunu belirtti. Bu tabloya göre, yurt içi tasarrufların yüzde 38’i finansal sistemin dışında kalıyor.
“Altın paradır. Diğer her şey kâğıttır.” alıntısıyla başlayan yazı, Türkiye’deki yatırımcı davranışlarının temelinde güvensizlik, düzensiz denetim ve yapay fiyatların oluşturduğu kırılganlığı gözler önüne seriyor.




