• Dr. Ramazan Başak, kara para aklama ve yasa dışı finans trafiğine dair çarpıcı bir uyarı paylaştı.
• İddialara göre, 350 milyon doları aşan kaynağı belirsiz para hareketi üç şirket üzerinden yürütülüyor.
• Başak, “Bir ülke kirleniyor, milyonlar yoksullaşıyor” diyerek MASAK ve SPK’yı göreve çağırdı.
Türkiye’de finans sisteminin karanlık yüzüne dikkat çeken Dr. Ramazan Başak, sosyal medya hesabından yayımladığı kapsamlı mesajında kara para, yolsuzluk ve suç örgütlerinin iç içe geçtiği yasa dışı para trafiğine dair sert uyarılarda bulundu. Başak, daha önce de benzer bağlantıları paylaştığını belirterek, bu kez olayın “vahim bir aşamaya geldiğini” söyledi.
“Bu platforma, daha çok Kara Para ekonomisi, yolsuzluklar ve suç örgütleri ile ilgili paylaşımlar yapılmakta ve mümkün olduğu kadar objektif ve bilgilendirici olmaya özen gösterilmektedir. Bu konulara çok önem veriyoruz, çünkü; burada ortaya çıkan ve büyüyen kötülükler, bütün bir ülkeyi, yani hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Aşağıdaki kirli para trafiği ile daha önce de paylaşımlar yapmıştım. Konu daha vahim bir aşamaya geldiği için ilgilileri tekrar ve önemle uyarmak için yazma ihtiyacı hissettim. Konu son derece önemlidir ve acildir. Bilgiler, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen bir iddianameden alınmıştır. Henüz soruşturma konusu olmadığı düşünülen bir yasadışı para trafiğine ilişkin şema aşağıdadır. Başrolde üç şirket vardır. GKFX; Kasım Garipoğlu’na aittir ve ABD UTAH Federal Savcılığı tarafından Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’de kara para aklamada kullandığı şirketlerden biri olarak gösterilmektedir. Alınmış herhangi bir lisansı yoktur ve yasadışı çalışmaktadır. Yasadışı çalışan bu Şirkete; şemadan da görüleceği gibi Tera Yatırım ve kapalı çarşıda faaliyet gösteren AZCO İnşaat’ın, toplamda 232 milyon USD tutarında para trafiği yaratacak biçimde çanta ve valizler içinde para götürüp getirdiği tespit edilmiştir. Aralarında FETÖ’den yargılanan bir şirketinde olduğu diğer 4 şirketle birlikte gerçekleştirilen kaynağı belirsiz para trafiği 350 milyon USD’den fazladır. Aşağıdaki soruları sormak bir vatandaş olarak hakkımızdır;
1- GKFX adlı yasadışı çalışan ve kara para aklayan Şirket, SPK denetimine takılmadan nasıl oluyor da yıllarca bavullar dolusu milyarlarca Lira para toplayabiliyor.
2- Nasıl oluyor da bu yasadışı Şirkete çok yüklü miktarda bavul ile para gönderen Tera Yatırım, SPK’dan halka arz izni alabiliyor?
3- Nasıl oluyor da Tera, banka faaliyet izni alabiliyor? Üstelik de ilk koyduğu sermaye şaibeli görüldüğü için reddedilmesine rağmen… Ayrıca bu kadar şaibeli para trafiği nasıl oluyor da MASAK ve Vergi İdaresi’nin radarına takılmıyor? Küçük yatırımcılar adı geçen Yatırım Şirketinin hissesinin akla ve mantığa aykırı bir şekilde üç yıldan az bir zamanda 90 kat artmasından duydukları memnuniyetle tüm bu olanları görmüyorlar veya göremiyorlar. Dile getirenleri de suçluyorlar. Ancak bir kısım yatırımcı memnuniyet duyarken bir ülke kirlenmeye ve milyonlar da yoksullaşmaya devam ediyor.”
Başak’ın açıklamaları, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bir iddianameye dayandırılıyor. Belgede, GKFX adlı lisanssız şirketin, ABD UTAH Federal Savcılığı’nın da radarında olduğu; Tera Yatırım ve AZCO İnşaat üzerinden çanta ve valizlerle taşınan 232 milyon dolarlık para trafiğinin Türkiye içinde kara para aklama mekanizmasına dönüştüğü öne sürülüyor.
Finans çevrelerinde büyük yankı uyandıran paylaşım, hem Sermaye Piyasası Kurulu’nun denetim zafiyetine hem de MASAK’ın pasif kalışına dikkat çekiyor. Başak’ın sorusu basit ama yakıcı: “Bir ülke kirlenirken kim seyrediyor?”
Bu tür para trafiği iddiaları sadece bireysel yolsuzluk değil, sermaye piyasasının güvenliğini ve yatırımcı psikolojisini de doğrudan tehdit ediyor. Yatırımcıların hisselerdeki sıra dışı artışlara “piyasa başarısı” olarak değil, olası kara para kanalı olarak bakmaları gerekiyor. Başak’ın uyarısı açık: Türkiye’de finansın meşruiyeti, denetimin cesaretine bağlı.




