Ankara siyasetinde tansiyon, PORTAŞ merkezli dosya üzerinden hızla yükseliyor. CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan hakkında açılan dava, kulislerde doğrudan Mansur Yavaş’a uzanabilecek bir siyasi ve hukuki hat olarak okunuyor. Yandaş medyada son günlerde görülen yayın dili, dosyanın yalnızca ilçe ölçeğinde kalmayacağına dair “ön alıcı” bir çerçeve kurulduğu yorumlarına yol açtı.
Tartışmanın fitilini ateşleyen başlıklardan biri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Mesut Özarslan’a yönelik mesajları ve bu mesajların medyaya yansıma biçimi oldu. Söz konusu yayınlarda, Özarslan hakkında “hırsızlık” iddiasının dillendirilmesi ve müfettiş incelemesi tamamlanmadan dava ihtimalinin tartışmaya açılması, okların Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çevrilmesine zemin hazırladı.
Dosyanın merkezindeki PORTAŞ, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden biri. Bu nedenle olası bir soruşturmanın veya davanın kapsamının genişlemesi halinde, hukuki zincirin Büyükşehir’e ve dolayısıyla Mansur Yavaş’a doğru uzayıp uzamayacağı sorusu öne çıkıyor. Kulislerde konuşulan senaryoya göre, eğer PORTAŞ üzerinden bir dava açılır ve “ihbar” ya da “sorumluluk” iddiası genişletilirse, siyasi sorumluluk tartışması da kaçınılmaz hale gelebilir.
Ankara kulislerinde dolaşan bir diğer kritik iddia ise siyasi dengeye ilişkin. Önümüzdeki dönemde Ankara’da 3–4 belediye başkanının daha CHP’den istifa edebileceği, bunun da ilçe belediye meclislerinde çoğunluğun Adalet ve Kalkınma Partisi lehine dönmesine yol açabileceği konuşuluyor. Böyle bir tablo, Büyükşehir–ilçe hattında karar alma süreçlerini zorlaştırırken, Mansur Yavaş’ın siyasi manevra alanını da daraltabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Mesele yalnızca bir adli dosya değil; Ankara’da yerel yönetim dengeleri, muhalefetin bütünlüğü ve 2028’e giderken Mansur Yavaş’ın ulusal siyasetteki pozisyonu açısından da stratejik bir eşik. Medyada kurulan söylem, “hukuki süreç” vurgusunun ötesinde, olası bir siyasi kuşatmanın sinyallerini veriyor. Bu nedenle PORTAŞ dosyasının seyri, önümüzdeki haftalarda yalnızca Ankara’nın değil, muhalefet cephesinin genel yönünü de belirleyebilecek başlıklardan biri olmaya aday.




