Eski TCMB Başkan Yardımcısı Emrah Şener, eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş ve yardımcısı Bora Koç’un da aralarında bulunduğu 8 kişi “ihaleye fesat, zimmet ve dolandırıcılık” iddialarıyla tutuklandı.
Soruşturma dosyasında, BKM’de kamu zararının 100 milyon TL’yi aştığı belirtiliyor.
Operasyon, kamu ihalelerinde usulsüzlük iddialarını ve kamu zararı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
BKM’da kamu zararı iddiasıyla büyük operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, TCMB’nin ana hissedarı olduğu Bankalararası Kart Merkezi (BKM)’nde düzenlenen ihalelerde ciddi usulsüzlük iddiaları ortaya çıktı.
İddialara göre, Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener, eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş ve yardımcısı Bora Koç dahil olmak üzere toplam 8 kişi, 13 Ekim tarihli operasyonda tutuklandı.
Kamu zararı 100 milyon TL’yi aşıyor iddiası
Soruşturma ile birlikte hazırlanan bilirkişi raporuna göre, BKM’de gerçekleşen Çipli Plastik Kart Alımı ve TROY Yazılım Geliştirme projelerinde usulsüz ihaleler düzenlendiği, teklif alma usullerinin ihlal edildiği ve teslimat öncesi ödeme yapıldığı ortaya çıktı.
Raporda, kamu zararının 100 milyon TL’yi aştığı vurgulanıyor.
Merkez Bankası da denetim süreçleri sonucunda “suç şüphesi içeren bulguların yer aldığı” gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
İfade ve savunma iddiaları
Şener savunmasında, BKM’deki ihalelerle doğrudan bir ilişkisi olmadığını, sadece Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bir transferin kendisine yönlendirildiğini iddia etti.
Aytaş ise ihaleleri Şener’in talimatıyla yürüttüğünü öne sürdü.
Soruşturma kapsamında, ihaleye teklif alma usullerine uyulmaması, yetkili satıcı belgesi olmayan firmalara iş verilmesi gibi çok sayıda usulsüzlük iddiası da dosyada yer alıyor.
Yatırımcı perspektifinden ana riskler
- Bu operasyon, kamu kaynaklarının şeffaf yönetilmemesi ve ihale süreçlerinin güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
- BKM gibi kritik bir kurumda gerçekleşen usulsüzlük iddiaları, finans sistemine güveni sarsabilir.
- Operasyonun kapsamı genişleyebilir; başka kurum ve projeler de soruşturmanın kapsamına girebilir.
- Yargı süreci uzun sürebilir; yatırımcılar için belirsizlik dönemleri doğabilir.
- Yeni düzenleme ve sıkı denetim dalgası gelebilir; operasyonel riskler artabilir.




