• 200 TL banknotların toplam banknotlardaki payı 2,5 yılda yüzde 30’dan yaklaşık yüzde 60’a yükseldi
• 100 TL ve 50 TL’lik banknotlar dolaşımdaki paylarını hızla kaybediyor
• Büyük kupürlerin ağırlık kazanması, para dolaşımındaki yapısal değişimi gösteriyor
CNBC-e’nin Banknot Matbaası verileri üzerinden yaptığı hesaplamalar, tedavüldeki banknotlar içinde 200 TL’lik banknotların payının dramatik biçimde arttığını ortaya koyuyor. 2023 Mayıs ayında toplam banknotların yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan 200 TL’lik banknotların oranı, 2025 Aralık itibarıyla yüzde 59,43’e ulaştı. Bu tablo, son 2,5 yılda 200 TL’nin dolaşımdaki lider kupür haline geldiğini gösteriyor.
Aynı dönemde 100 TL’lik banknotların payı yüzde 31’den yüzde 13,57’ye geriledi. 50 TL’lik banknotların dolaşımdaki payı da önemli ölçüde düştü. 2023 Mayıs’ta her 10 banknottan biri 50 TL iken, bugün bu oran 25’te 1’e kadar indi. Böylece 50 TL ve 100 TL gibi orta değerli kupürlerin tedavüldeki payı belirgin biçimde azaldı.
Banknot adetleri verisine göre, 200 TL’lik banknotların sayısı son dönemde yaklaşık 3,757 milyar adede ulaşmış durumda. Bu artış, 200 TL’ye olan talebin ve büyük kupür hâkimiyetinin hızla genişlediğini ortaya koyuyor. Buna karşılık 100 TL ve 50 TL banknot adedindeki düşüş, reel ekonomi ve günlük nakit kullanımındaki dönüşüme işaret ediyor.
Bu eğilim, Türkiye’de para biriminin değer kaybı ve yüksek enflasyon ortamında nakit ihtiyacının değişen yapısını yansıtıyor. Para talebi, giderek daha yüksek nominal değerli banknotlara yönelirken, küçük kupürlerin dolaşımdaki payı zaman içinde eriyor. Bu durum, 2021 sonrası ekonomik dönemde TL’nin tedavülde büyük kupür ağırlığını artıran yapısal bir değişim yaşadığını gösteriyor.
Banknot dağılımındaki bu değişim, yalnızca nominal rakamların evrimini değil; tüketicilerin ve işletmelerin nakit taleplerindeki değişimi, günlük ödeme alışkanlıklarını ve para politikasının piyasa üzerindeki etkilerini de yansıtıyor. Küçük kupürlerin göreceli önemini kaybetmesi, ekonomik aktörlerin yüksek nominal değerli banknotları tercih ettiği bir dönüşüm olarak okunabilir. Bu trend, TL’nin reel alım gücündeki değişimle birlikte değerlendirildiğinde, para dolaşımının niteliğinde kalıcı bir kaymaya işaret ediyor.




