• Murat Aysan: TLREF yıl başından bu yana %44,75 getiri sağladı; dolar %19, euro %32 değerlendi.
• “Enflasyon %30’un altına inmeyecek, yıl sonu %32 civarında kapanır” değerlendirmesi.
• Aysan: Hazine 2026’da iç borçlanmayı %50 artırarak aylık 450 milyar TL’ye çıkaracak.
Ekonomist Murat Aysan, ay kapanışının ardından kur, TÜFE ve TLREF verilerini değerlendirdi. Aysan, dolar kurunun Ekim ayını beklentilere paralel olarak %1 devalüasyonla kapattığını, eurodaki zayıflığın ise dolar-euro sepetinde yılbaşından bu yana %25,7 değerlenmeye yol açtığını belirtti.
Yıl başından itibaren dolar %19, euro %32 değer kazanırken, aynı dönemde enflasyon %28,63, TLREF getirisi ise %44,75 oldu. Ancak tabloya dair Aysan’ın yorumu net: “Moraller bozuldu. Artık enflasyonun %30’un altına inmesi zor görünüyor. Büyük olasılıkla %32 civarında bir kapanış göreceğiz. Bu da asgari ücret, faiz ve bütçe hesaplarının yeniden yapılması anlamına geliyor.”
“Dezenflasyon geçici dalgalanmalarla ilerliyor”
Aysan, Mehmet Şimşek’in “dezenflasyon sürecinde geçici dalgalanmalar yaşanabilir” açıklamasını hatırlatarak, piyasanın bu ifadeyi sınırlı bir güven mesajı olarak gördüğünü belirtti. Yeniden değerleme oranının %25,49 olarak belirlendiğini hatırlatan Aysan, “Beklenen enflasyona paralel bir düzenleme yapılacak, ancak beklentilerin aşağı çekilmesi kolay olmayacak” dedi.
Hazine borçlanma temposunu artırıyor
Murat Aysan’a göre, Hazine 2025 finansman programını tamamladıktan sonra 2026 yılı için iç borçlanma planını 5,34 trilyon TL olarak açıkladı. Bu da mevcut yılın ortalama aylık 283 milyar TL’lik borçlanmasına göre %50 artışla 445 milyar TL seviyesine denk geliyor.
Aysan, “Vadeler kısaldı, altın ve döviz cinsi borçlar olgunlaştı. Hazine önümüzdeki yıl tarihin en büyük borç çevirme operasyonuna girecek,” diyor. Kasım ve Aralık aylarında düşük seviyelerde borç servisi öngörülürken, Ocak ayı için 581 milyar TL’lik iç borç servisiyle rekor bir ödeme planı dikkat çekiyor.
Likidite, faiz ve TLREF dengesi
Aysan, Merkez Bankası nezdinde hazinenin 11 milyar dolar civarında yabancı para bakiyesi bulunduğunu, TL bazında ise 675 milyar TL civarında bir mevduat bakiyesiyle yılın kapanacağını belirtti.
Piyasada 300 milyar TL’lik fazla likidite bulunduğunu ve TLREF oranının politika faiziyle paralel seyrettiğini vurgulayan Aysan, tahvil piyasasında 12 Ağustos 2026 vadeli kağıtlarda bileşik faizin %41, 5 yıllıklarda %36 civarında olduğunu belirtti.
“Bu tablo, TL varlıklarda yüksek nominal getiri ama sınırlı reel kazanç anlamına geliyor,” diyen Aysan, yatırımcılar açısından faiz ve tahvil dengesinin kritik bir gösterge olduğunu söyledi.
Eurobond ve dış finansman cephesi
Aysan, Hazine’nin 27 Ekim’de yaptığı 11 yıl vadeli 2,25 milyar dolarlık Eurobond ihracıyla dış borçlanmasını 13 milyar dolara çıkardığını, bunun da hedefin %20 üzerinde olduğunu belirtti. “Faiz %6,80 seviyesinde, vade uzatma stratejisi doğru bir adım. Ancak yıl bitmeden yeni bir Eurobond ihraç edilmesi şaşırtıcı olmaz,” dedi.
Aysan’a göre, amaç 2026’daki 11 milyar dolarlık itfayı hafifletmek ve Merkez Bankası rezervlerinde yıl sonuna kadar 9 milyar doların altına düşmemek.




