Türkiye’de tüketici davranışı keskin şekilde değişiyor. sahibinden.com ve KONDA’nın ortak araştırmasına göre her iki kişiden biri son bir yıl içinde ikinci el ürün aldı veya sattı. Bu oran, ikinci elin artık kriz dönemlerinin zorunlu tercihi değil; sürdürülebilirlik, tasarruf ve çevresel duyarlılığın merkezinde yükselen yeni bir ekonomik davranış olduğunu gösteriyor.
Araştırmaya göre ikinci el pazarını sürükleyen profil net: Büyükşehirlerde yaşayan, ortalama 35 yaşında, üniversite mezunu ve dijital platformları aktif kullanan tüketiciler. Alışkanlık da geçici değil. Her dört kişiden biri ayda en az bir kez ikinci el alışveriş yapıyor; bu grup raporda “gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı” olarak tanımlanıyor.
Algılar tersine dönüyor. “İkinci el düşük statüdür” diyenler artık yüzde 10’a kadar gerilerken, tüketicilerin büyük bölümü ikinci el kullanıcılarını “tasarruflu”, “çevre dostu” ve “akıllı seçim yapan” bireyler olarak tanımlıyor. Statü bariyerinin kalkması, Türkiye’de döngüsel ekonominin ekonomik ve kültürel zemininin yerleştiğine işaret ediyor.
Evlerin yarısına yakını ikinci el eşya barındırıyor. En büyük pazar elektronik ürünlerde: yüzde 54 cep telefonu ve aksesuarları. Bunu giyim–ayakkabı, bilgisayar–tablet ve ev eşyası takip ediyor. Kadınlar anne-bebek ürünleri ve mobilyada daha yoğunken erkeklerin odağı elektronik. Bağış kültürü özellikle bebek–çocuk ürünlerinde güçlü (yüzde 72), elektronik kategorisinde ise satış oranı yüzde 40’ın üzerinde.
Dijitalleşme bu dönüşümün omurgası. Güvenli ödeme, satıcı doğrulaması ve şeffaf ilan yapısı, ikinci eli hem hızlı hem güvenilir hale getiriyor. Buna rağmen tek kritik eşik hâlâ güven. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı yüzde 83. Hijyen kaygısı ise en güçlü çekince olmaya devam ediyor.
sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş süreci şöyle özetliyor:
“İkinci el artık toplumda yerleşik davranış. Her iki kişiden birinin sisteme dahil olması döngüsel ekonomi modelinin kök saldığını gösteriyor. El değiştiren her ürün, yeni tüketim kültürünün parçası.”
Bu tablo, yalnızca tüketim alışkanlığının değil, kıt kaynak dönemine hazırlanan yeni ekonomik reflekslerin de işareti. Döngüsel ekonomi Türkiye’de artık niş değil, ana akım. Tüketici, satın aldığı şeyin yeni olmasından çok işlevine para ödüyor. Ve bu kez rüzgâr, ikinci elden yana esiyor.




