Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü bu yıl siyasetin gölgesinde kutlanacak. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın teşkilatlara gönderdiği genelgede, Bitlis Ahlat ve Malazgirt’te yapılacak törenlerde MHP bayrak ve flamalarının açılmaması, ülkücü sloganların atılmaması istendi. Vurgu net: “Terörsüz Türkiye.”
Kutlamalara, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Devlet Bahçeli de katılacak. Ancak kulislerde konuşulanlar, fotoğraf karesinden daha dikkat çekici. Bahçeli, “terörsüz Türkiye” sürecine sert giriş yaptı; fakat Erdoğan’ın aynı hızda ilerlemediğini, süreci TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un sırtına yükleyerek AKP’den uzak tuttuğunu düşünüyor.
Kulislerden sızan ifadeler Bahçeli’nin tepkisini net gösteriyor:
- Grup toplantısında Öcalan’a yönelik “umut hakkı” çıkışı sonrası, yakın ekibine dönüp “DEM ile AKP’nin yakınlaşmasına engel olarak hep bizi gösteriyorlardı, işte kapıyı sonuna kadar açtım, artık hiçbir engelleri yok. Ne yapacaklarsa yapsınlar” dediği aktarıldı. Bahçeli bu konudaki rahatsızlığını çok net dille yakın çevresine ifade ediyor.
Bu açıklama, tam bir “Bahçeli klasiği”: Kafaları karıştırıyor, ama siyasetin nabzını da sert biçimde tutuyor.
Piyasa yorumu:
Siyaset–ekonomi hattında bu mesajın altını çizelim:
- “Terörsüz Türkiye” vurgusu, içeride siyasi risk primini düşürmeye yönelik.
- Erdoğan–Bahçeli arasında hız farkı, yatırımcıya “belirsizlik” olarak dönüyor.
- Bahçeli’nin “kapıyı açtım” sözü, önümüzdeki dönemde AKP–DEM hattının test edileceği mesajını veriyor.
Kısacası: Malazgirt sahnesi birlik fotoğrafı verecek ama perde arkasında “Kim kime ne hızda eşlik ediyor?” sorusu siyaset gündemini belirlemeye devam edecek.




