Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son grup konuşmasında ekonomi, ihracat ve reel sektör vurgusu belirgindi. Konuşmanın tonunda hem içerideki acı kayıplar için sert bir hesaplaşma mesajı hem de ekonomide “temkinli iyimserlik” çizgisi öne çıktı.
Erdoğan önce Dilovası’ndaki yangında hayatını kaybeden yedi işçi ve İstanbul’daki dört gurbetçinin ölümüyle ilgili soruşturmaların “hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmadan” yürütüleceğini söyleyerek başladı. İki haftada 11 can kaybının ardından, “kusuru olan tek tek tespit edilecek” çıkışı dikkat çekti.
Ardından tamamen ekonomiye döndü. TÜİK verilerine göre işsizlik oranının %8,5 olduğuna, istihdamın 32,5 milyon kişiye yükseldiğine vurgu yaptı. “29 aydır tek haneli işsizlik” ifadesi, hükümetin istihdam politikasının ana argümanı olarak yeniden sahneye çıktı.
Daha sonra ihracat tarafı öne çıkarıldı. Erdoğan, Temmuz’daki 24,9 milyar dolarlık rekoru hatırlattı ve Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatın 270,2 milyar dolarla tarihî zirveye çıktığını söyledi. Mal ve hizmet ihracatının yıl sonunda 390 milyar dolar seviyesini aşacağı beklentisini tekrarladı; turizm gelirlerinde de “çifte rekor” ifadesini kullandı.
Konuşmanın asıl stratejik mesajı ise reel sektör ve KOBİ’lere yönelikti. Erdoğan, önümüzdeki dönemde sanayici ve KOBİ ağırlıklı bir istişare yoğunlaşmasına gidileceğini belirtti:
“Ekonominin kalbi olan bu kesimlerle daha sık bir araya geleceğiz. İş dünyasının, esnafın, üreticinin sesine daha fazla kulak vereceğiz.”
Bu vurgu, hükümetin 2026 seçim döngüsüne yaklaşırken maliye politikasını tamamen sıkılaştırmaktan kaçınacağı; büyüme ve ihracat odaklı dengeli bir çizgiyi korumaya çalışacağı şeklinde yorumlanabilir. Aynı zamanda iş dünyasıyla temasın artırılması söylemi, önümüzdeki dönemde mikro ölçekli destek paketlerinin ve KOBİ düzenlemelerinin daha görünür olacağına işaret ediyor.




