📊 Gündem | Ekonomi Programında İkinci Yıl: “Durum Bu; Yorumu Size Bırakıyorum” – Fatih Özatay
Ekonomist Fatih Özatay, uygulanan ekonomi programının ikinci yılına yaklaşırken, programın başarılarını ve aksayan yönlerini nesnel verilerle ele aldığı bir analiz yayımladı. Özatay, “Durum bu; yorumu size bırakıyorum” başlıklı yazısında, Türkiye’nin 2023 seçimleri öncesinde bir ödemeler dengesi krizinin eşiğine geldiğini ve Haziran 2023’te başlatılan program sayesinde bu krizden dönüldüğünü hatırlatarak, “Bu olumlu noktayı görmezden gelmek olmaz” dedi.
Ancak programın geç devreye alınan hedefleri, yüksek enflasyon ve geniş tanımlı işsizlikteki artış gibi yapısal sorunların hâlen sürdüğüne dikkat çekti.
🔍 Temel Makro Göstergelerde Hedef ve Gerçekleşmeler
Özatay’ın analizinde yer verdiği ilk tablo, 2024–2025 dönemine dair hedef, tahmin ve gerçekleşmeleri içeriyor. Buna göre:
📌 Tablo 1: Programın Tahmin ve Hedefleri ile Gerçekleşmeler

➡️ Özet:
- Enflasyon tahminlerin çok üzerinde.
- Cari açıkta düzelme var.
- İşsizlik oranı hedeflerin altında, ancak yalnızca dar tanımlı veri mevcut.
- Büyüme düşük; bütçe dengesi 2025’te kötüleşecek.
📉 İşsizlik, Ücret, Faiz ve Reel Kur: Başlangıç ve Şimdi
Yukarıdaki 2.tabloda ise programın başladığı 2023 ile 2025 başı itibarıyla mevcut durum karşılaştırılıyor. Atıl işgücü oranındaki artış ve asgari ücretin hâlâ açlık sınırının altında olması dikkat çekiyor.
➡️ Özet:
- Reel faizler artık pozitif, ancak bu sefer de krediye erişim zorlaştı.
- Reel kur, TL’nin değer kazandığını gösteriyor.
- Atıl işgücü oranı ciddi şekilde artmış durumda.
- Asgari ücret, alım gücü açısından daha da gerilemiş görünüyor.
🧭 Değerlendirme: Krizden Dönüş Var, Ama Riskler Devam Ediyor
Fatih Özatay, 2023 öncesi ekonomi politikalarına dönülmesi hâlinde yeni bir krizin kaçınılmaz olacağını vurgularken, mevcut programın kriz riskini ABD’den Çin’e Kritik Teknoloji Yasağı: Tedarik Zinciri Savaşı Derinleşiyor şimdilik ötelediğini fakat bu durumun sürdürülebilir reformlarla desteklenmediği sürece kalıcı iyileşmeye dönüşemeyeceğini belirtiyor.
Özatay’ın ifadesiyle:
“Şaka değil, ödemeler dengesi krizinden ve arkasından gelecek şirket iflaslarından ve büyük istihdam kaybından söz ediyoruz. […] Yorumu size bırakıyorum.”




