Dr. Artunç Kocabalkan’dan sosyal medya üzerinden sert çıkış: “Güle oynaya Ortadoğu ülkesi olmaya gidiyoruz”
Türkiye’de siyasi ve ekonomik yönetim biçimlerinin halk üzerindeki etkisi giderek daha fazla tartışma yaratırken, ekonomist Dr. Artunç Kocabalkan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı son paylaşım dikkat çekti. Eğitim düşmanlığı, dini siyasete alet eden anlayış ve yatırımcıyı yıllardır komisyona mahkûm eden sistemin eleştirildiği paylaşımda, Türkiye’nin finansal ve siyasal yapısının “Ortaçağ karanlığına” sürüklendiği uyarısı yapıldı.
Kocabalkan’ın açıklaması şöyle:
“Kötü niyetli, çıkarcı, eğitim düşmanı cahilliğin her türlü haksızlığı yapmaya hakkı olduğu düşüncesi üzerine siyaset yapan açgözlü tacir siyasetçiler…
Siyaseti dini kullanarak her türlü değerin ticarete alet edileceğini düşünüyor olmalı.
İşte bu kafa ile ortaçağ karanlığına doğru sürükleniyoruz.
23 senedir komisyon ödemekten bıkmayan halka, hâlâ ‘komisyona girmek zorundayız’ diye dalga geçen bir muhalefet…
Güle oynaya Ortadoğu ülkesi olmaya gidiyoruz.
Allah sonumuzu hayretsin.
Amin!”
Bu sert çıkış, Türkiye’de siyasi yapıların ekonomik düzenlemeler üzerindeki etkisinin sorgulanmaya başlandığı bir döneme denk geliyor. Sermaye piyasasında halkı 23 yıl boyunca aynı komisyon ve işlem yapısına mahkûm eden yapı değişmemişken, muhalefet bile bu yapının içinden konuşmakla yetiniyor. Dini değerlerin ekonomik düzenlemeye kılıf yapılması, kamu kaynaklarının şeffaflık dışı kullanımı ve politik kararların finansal piyasalarda uzun vadeli belirsizlik yaratması, Kocabalkan’ın vurguladığı temel meseleler arasında.
Yatırımcı için ne anlama geliyor?
- Kurumsal şeffaflığın azalması, yatırımcı güvenini zedeleyebilir.
- Finansal regülasyonlarda liyakat dışı atamalar ve popülist müdahaleler, piyasa dengesini bozabilir.
- Sermaye piyasasında yatırımcı haklarını önceleyen reformların olmaması, uzun vadeli yatırım kararlarını erteletebilir.
- Eğitime, özgür düşünceye ve liyakate yapılan saldırılar, ekonomik karar alma kalitesini doğrudan etkiler.
Türkiye’nin ekonomik modeli; bilim, liyakat ve özgürlükler temelinden uzaklaştıkça Ortadoğu tipi merkeziyetçi, çıkar odaklı, kısa vadeli rant sistemi içerisine sürükleniyor. Bu gidişatın kırılmaması durumunda, hem içeride hem dışarıda yatırımcı güveni ciddi yara alabilir.




